Robot labaratuvarları
![]() |
Yazar | Oruc Türker Özger |
| Mesleği | Bilgi Teknolojileri Uzmanı | |
| Yazar, müzisyen | ||
| web | Klik Medya | |
Genç ressam Josef Čapek, “robotik” diye seslendi yazar kardeşine. Çekçe de, angarya-zorunlu anlamına gelen “robota” sözcüğüyle işçi anlamına gelen “robotnik” sözcüğünü birleştirerek ortaya çıkardığı türemiş sözcüğü heyecanla yineledi; “robotik”…
Yazdığı R.U.R (Rosumovi Umělí Robotik) “Rossum’un Akıllı Robotları” adlı oyunda küçük kardeş Karel Čapek sözcüğü, ilk kez kullanınca, 20. ve sonraki yüzyılların simgesine dönüştürecekti. Oyunda, insan ötesi akıllı varlıklardan ve yapay zekâya sahip robotlardan söz ediliyor, milyonlarca olduğu söylenen “zeki” mekanik işçilere “robota” adı veriliyor, onların insanlar ile olan ilişkileri, ahlaki ve antropolojik sorunları ele alınıyordu.
Karel Čapek’in bilim kurgu oyunu 1921 yılında ilk kez Prag da ve peşi sıra yoğun ilgi nedeniyle Paul Selver tarafından İngilizceye çevrilerek 1923 yılında Londra’da sahnelendi.
Oyun, Sanayi devriminin ekonomik, etik ve sosyal problemlerini yoğun bir şekilde yaşayan Avrupa insanının gelecek ile ilgili kaygılarına ayna tutuyordu. Isaac Asimov’un deyimiyle “Karel Čapek, 20. yüzyılın başında bilim kurgu edebiyatına, çağının ötesinde açılımlar kazandırdı”. Capek’ten sonra daha birçok yazar robotlar hakkında yazdı. Ancak robot sözcüğü denince ilk akla gelen Rus asıllı Amerikalı bilim adamı ve yazar Isaac Asimov oluyor. Asimov, robotları anlattığı ilk öyküsü “Rubbie”yi 1940′da yazdı. Bu öyküde, insan biçiminde ve boyutlarında bir robot ile küçük bir kız çocuğu arasındaki yakın arkadaşlığı anlattı. Kitap ile birlikte bu tip insana benzeyen robotlara android ya da humanoid robot denmeye başlandı. Edebiyattan sonra sinema da robotları konu etmekte gecikmedi. Ünlü Alman yönetmen Fritz Lang 1926 yılında çektiği “Metropolis” adlı filmle Robotları ilk kez beyaz perdeye taşıdı.
Bugün dünyanın en iyi beyinlerinin önemli bir bölümü; görsel anımsama, yönelimleme ve makine öğrenmesi gibi robotik’in güç sorunlarını çözüme kavuşturmak için çalışıyor. Uzay araştırma ve çalışmalarında, tıpta, askeri alanda, güvenlikte, bilimsel araştırmalarda ve daha pek çok alanda endüstriyel robotlar kullanılıyor. Otomatik depolar, otomatik yönlendirmeli taşıma sistemleri, sayısal denetimli tezgâhlar da robot kategorisi içerisinde değerlendiriliyor. Unimation firması tarafında 1954 yılında ABD’ de üretilen “Unimate”, ilk endüstriyel robot oluyordu. Cincinnati Milacron, Kawasaki, Comau, GEC, Siemens, ABB, Fanuc ve Olivetti firmaları dönemin, ilk robot üreticileri oldular. Endüstriyel robotların sanayide ilk uygulaması General Motors tarafından 1961 yılında gerçekleştirildi. GM’ in Ternstedt tesisinde kullanılan Unimate robotları döküm ocaklarından çıkan sıcak ve ağır parçaları alıp paletlere yerleştiriyordu. GM birkaç yıl sonra punta kaynağı ve boya işlerinde de robot kullanmaya başlayacaktı. Bugün GM fabrikalarında 25 binden fazla robot çalışıyor.
Geçtiğimiz yıl 6 milyar dolar olduğu ölçülen Robotik piyasası her ne kadar küçük olarak nitelense de hızla büyüyor. Yazılımlar ve bağlı uç birimler piyasa hesabına dahil edildiğinde bu sayı 18 milyar dolara sıçrıyor. Şimdilik endüstriyel kullanımın ağırlığı olduğu ve yakın gelecekte koruyan ve eğlendiren robotların satışa sunulacağı düşünülürse büyümenin boyutları öngörülebilir. Uluslararası Robot federasyonu IFR, Birleşmiş milletler Avrupa komisyonu ile yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde, 2008 yılında 7 milyon kadar servis robotunun piyasada olacağını öngörüyor.
ABD İleri araştırma savunma projeleri ajansı DARPA, Grand Challenge adı verilen ve ilki 2004 yılında düzenlenen yarışmayla yönünü kendi başına bulabilen robotik taşıtı yapmayı amaçladı. Yarışmanın birincisi 142 millik Mojave çöl parkurunun ancak 74 milini kat eden robotik taşıttı. 2005 yılına gelindiğinde aynı yarışmada tam 5 katılımcı parkuru tamamını aşmayı başardı. Birinciyi belirlemek için ortalama hızlar ölçüldü ve zafer saatte 19.1 mil yol alabilen robotik taşıtın oldu.
Yine geçtiğimiz yıl, dünya çapında Robotlar için en çok para harcayan kurum, birleşik devletler savunma Bakanlığı oldu. Savunma yetkilileri, askerlerin yaşamını koruyan robotlar yapmayı amaçladıklarını belirtse de, sivil toplum örgütleri polis devlet emelleri taşıdığı düşüncesiyle bunu özgürlüğe yönelmiş bir tehdit olarak algılıyor. Microsoft, Mayıs 2006 da robotlar için işletim sistemi ve yazılım geliştirme platformu oluşturma porjesi içinde olduğunu duyurdu. Bill Gates ve ekibi için robotik araştırmaları tıpkı kişisel bilgisayarların ilk zamanları gibi fırsatlar ve yeni fikirler denizi sunuyor, bu da Microsoft için büyük kazançlar demek.
Bilişim çağını başlatan kişisel bilgisayar endüstrisi ile Robotik endüstrisinin benzeşimi sadece gelişimindeki baş döndürücü hızla sınırlı değil. Her iki endüstrinin karşılaştığı güçlükler de birbirine benziyor. Robotikçilerin de tıpkı bir dönemin kişisel bilgisayar üreticileri gibi standart bir işletim sistemleri yok dolayısıyla şimdilik farklı araçlarda benzer ve kullanımı kolay, yaygın işlevler yürütemiyorlar. Robotik işlemcilerin standartları henüz kimi kısıtlardan kurtulup kesinlik kazanmadı. Ve yine şimdilik, programlama yeteneklerinin sadece çok küçük bir kısmı kullanılabiliyor; kodlamaların çok azı bir diğer makinaya aynı biçimde uygulanabiliyor. Her yeni robot tasarımında bu yönetici yazılım sıfırdan inşa ediliyor. Elbette bu durum böyle sürmeyecek kendini durumlara gore programlayabilen yapay zekalar eninde sonunda yaygınlaşacak. Robotic in çok kısa geçmişi bu kaçınılmaz geleceğin belirgin örnekleriyle dolu.
Electrolux şirketi 1997 yılında tüm öteki modellerden ayrı bir özelliği olan yeni elektrik süpürgesinin tanıtımını Londra’da yaptı. Bu yeni robotik süpürge kablosuzdu ve ayrıca bir kullanıcı olmaksızın kendi kendine temizlik yapabiliyordu. Ortaya çıkan bir temizlik robotu olarak da nitelendiriliyordu. Robot önce odanın kenarlarını süpürüyor, sonra zik-zaklar çizerek iç kısımları temizliyor ve hatta yatakların altına bile giriyordu. Şirket yetkililerine göre robot, oda alanının %90′ını temizleyebiliyordu. Yarasanınkine benzer yönelim sistemi ile çalışan robot, duyarlı algılayıcıları sayesinde odanın ortasına konmuş su dolu bir bardağa çarpmıyor, çevresinden dolanıyordu.
Oysa Robot araçlar konusunda dünyanın önde gelen akademisyenleri arasında yıllar öncesinde yapılan bir anket, temizlik robotlarının en iyimser tahminle 1998′den önce geliştirilemeyeceğini söylüyordu. Bir sene gecikerek geleceği bildirmiş anketin diğer çıkarımları şöyle sıralanıyor; şöförsüz taksiler 2019 yılında, kendi benzerini üretebilen robotlar da 2044 yılında günlük hayatımızda yerlerini alacak. İnsan biçiminde robotlar ise en erken 2047 yılında üretilebilecek. Başka bir deyişle, insanlar robot çalışmalarına başlamalarından yaklaşık 100 yıl sonra kendi benzerleri olan makineler üretebilmiş olacak.
Endüstriyel robotlar, sabır gerektiren hassas, sıkıcı, tekrarlı işlerde kullanılıyor. Montaj, boyama, taşıma, elektronik devre dizme, yükleme-boşaltma, paletleme, döküm, sızdırmazlık sağlama, su jeti ile kesme, kaynak yapma, paket ayırma, sınıflandırma gibi işlemler endüstriyel robotlar tarafından insana göre daha hatasız ve hızlı yapılıyor. Nükleer santraller gibi sağlık açısından tehlikeli olabilecek yerlerde de genellikle robotlar kullanılıyor. Çalıştıkları ortamın ışıklandırma veya iklimlendirilmesine gerek duyulmaması, dur durak bilmeden günlerce çalışabilen, grev ve sosyal hak istemeyen sorunsuz işçiler olmaları, robotların endüstride tercih edilmelerinin neden oluyor. Dünyada kullanılmakta olan endüstriyel robotların %45’inin Japonya’da, %15 kadarının da ABD’de olduğu belirtiliyor. Hızla artan mikroişlemcilerin gücü ve gelişen yapay zeka teknolojisi robotların uygulama alanlarını da genişletiyor. Robot teknolojisi görme, hissetme, ses tanıma ve ileri mekanik teknolojilerinden yararlanıyor. Bundan 20-25 yıl kadar önce endüstriyel robotların tamamına yakını otomotiv montaj sanayiinde kullanılıyorken, günümüzde laboratuarlar, enerji santralleri, hastaneler ve diğer pek çok alanda da çalışıyorlar.
Robot kontrol sistemleri; yardımcı bilgisayarlardan veya gömülü mikroişlemcilerden oluşuyor. Kontrol sistemi robota izleyeceği mantık sırasını öğretir; robota hedefini ve hareket hızını teorik olarak bildirdikten sonra, gerçekleştirmeleri adım adım izleyerek düzeltici komutları gönderir. Robotik, sanayi uygulamalarında bugün temelde iki kontrol sistemi kullanıyor; Noktadan noktaya ve sürekli yol.
Noktadan noktaya kontrol sisteminde robota hareketin başlangıç ve bitiş noktaları öğretilir. Robot iki nokta arasındaki izleyeceği yolu kendisi belirler. Bu tip kontrol sistemine sahip robotlar yükleme ve boşaltma işlerinde kullanılır. Sürekli kontrol sistemine sahip olan robotlara izleyeceği yol çok sayıda nokta ile verilir. Robot bu noktaları izleyerek hareketini yapar ve işini görür. Robot bilgisayarı hareketin her anını, örneğin saniyede 60 kez ölçerek varsa sapmaları düzeltir. Bu tip robotlar, boyama ve kaynak yapma gibi işlerde kullanılır.
Endüstriyel robotlara, yapmaları gerekenler insan tarafından bizzat “yaptırılarak” da öğretilebiliyor. Robota işi yaptırarak öğretmek öğrenme konumundayken, ya işin belli adımlarını veya tamamını yaptırmak şeklinde gerçekleştirilebiliyor. Robot bu sırada yapılan hareketleri ve hızları belleğine kaydediyor ve daha sonradan aynını uygulayabiliyor. Bu prensibin gelişkin örnekleri değişik gereksinimlerde uygulanarak, robotlar tıpkı insan gibi yanlışlarından öğrenen düzeneklere dönüştürülüyor. Tek farkla siber-yaşam biçiminin öğrendikten sonra hatasız yineleme yeteneği insandan daha üstün.
Öğrenmek sadece robotlar için değil aynı zamanda tasarımcılar için de bir anahtar. Çabuk karar verme, duyarlardan gelen uyarıları çabuk değerlendirebilme, karmaşık ortam koşullarına ve kurallarına çabuk ve kolay uyum sağlayabilmek; Öğrenmenin gerçekleştirilmesinde kullanılan belirleyici kanallar…
Görünen o ki, Robotlar önümüzdeki yüzyılda kısıtlı “zoraki işçiler” olarak kalmayacak. Onları insanlı ve insansız her koşulda göreceğiz.
Buna şimdiden alışın…
Technorati Tags: Teknoloji, sibernetik, robotik, robot
Benzer Yazılar


10 August 2007, Friday 9:32
Robotları şimdilik sızlanmayan işciler gibi görebiliriz, ama teknolojinin hızına artık yetişilemiyor, ateşin bulunması ile tekerleğin bulunması arasında 1000 yıllar olabilir, buhar pistonları ile içten yanmalı motorlar arasında ise sadece 10 yıllar var. Bugünün işci robotları inanıyorumki ileride doktor ve mühendis robotlara dönüşecekler. Bu arada yazıda adı geçen metropolis filmine, işçi robotlara bir gönderme olarak youtube daki Queen videosunu izlemenizi tavsiye ederim. http://www.youtube.com/watch?v=rBUr1pSWTVI