Reklam ver...

Akıllı ev



Yazar Oruc Türker Özger
Mesleği Bilgi Teknolojileri Uzmanı
  Yazar, müzisyen
web Klik Medya
e-mail  

Gelecek yaklaşıyor; her zamankinden yakın gibi geliyor. Her gün yeni bir elektronik aygıt hayatı kolaylaştırmak iddiasıyla gündelik alışkanlıkları değiştiriyor. Kablosuz aygıtlar bilinmeyen dalga boylarında sürekli haberleşiyor. İnsanlık artık sayısal izler bırakıyor. Evrim, mavi yaşlı kürenin uzun geçmişinin hiç bir döneminde, bu kadar hızlı ve bu kadar sessiz gerçekleşmedi. İnsanlık, doğadan kopuşun en keskin dönemecinde…

Tekno-hayat insanı, giderek kapalı mekânlara doluşuyor. İş yerleri, okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri; yapay çiçekler, ağaçlar, şelaleler, rüzgârlarla doğayı taklit ediyor. İklimsiz fanus içine yerleştirilen, çoğu zaman görsel ayrıntılar, insanlığın yeni yaşam alanını tanımlıyor.

Fig.1

“ev” birçok donanımdan bağımsız düşünülemiyor, insanın kendini özgür hissettiği yegâne alana dönüşüyor. İnsanın zamanının çoğunu evde geçirmesi, her geçen gün dünden daha kolaylaşıyor. Bilgi çağının yaşam alanın adı sadece “ev” değil, “akıllı” ve giderek “zeki” ev. Sizin yerinize düşünen alet ve aygıtlar, tanıtımların üstüne vurgu yaptığı gibi sadece “akıllı” değil. Gelişen akıllı ev teknolojileri mekânları daha konforlu ve daha güvenli hale getirmeyi vaat ediyor. Akıllı ev, yaşam alanındaki cihazların elektronik ortamda bir araya gelip yaşamı kolaylaştırmasıyla oluşuyor. Binanın içindeki her sistemin birlikte çalışmasına, sağlanan akıllı çalışma ortamına akıllı ev deniyor. Bu ortamlar otomasyon sistemleri ve duyarları ile tepkinize karşılık veren düzeneklere dönüşüyor; bu etkinlikleriyle Akıllı evler, yaşayan bir organizmaya benziyor.

Göz tanıma teknolojisiyle ya da akılı kartla eve giriyorsunuz. Biri eve gelip sizi bulamadıysa ekranda bıraktığı notu görebiliyorsunuz. Kapıdan girince, ayakkabıları çıkarırken mini ekrandan evdeki havalandırma, ışık, müzik ve TV’ye ulaşabiliyorsunuz. Evin içinde kullanacağınız her ekranda benzer bir ara yüz kullanıyorsunuz. Ev sesinizi ve soluğunuzu tanıyor, ayrımlıyor; sesli veya hareketli komutlarla dilediğiniz ortam ayarları gerçekleşiveriyor. Ana bilgisayar tarafından yönetilen ortamda, bütün cihazların, altyapıları ne kadar karmaşık olursa olsun birbirleriyle konuşabiliyor. Ve elbette sizin dilinizden de anlaması gerekiyor. Ya da sizin onun dilinden anlamanız… Televizyon ana bilgisayarın görünen yüzü olmaya şimdilik aday. Ancak evin herhangi bir odasında belirecek hologram bir beden, yakın gelecekte evdeki arkadaşınız olabilir. Haberler, trafik bilgileri, hava durumu gibi anlık bilgileri bu sanal gerçek ağızdan dinleyebileceksiniz. Bütün iletişim kişilerinizin hologram bedene bürünmesi ise yakın geleceğin kaçınılmaz senaryoları.

Fig.6

Geleceğin önündeki en büyük engel, her cihazın kendine ait bir dille konuşmasıydı. Teknoloji geliştiricilere göre şimdi o sorun tarih oldu. Donanımlar ve onların insan ara yüzü olarak yayılan yazılımlar çok fazla zekâ ya da yaratıcılık gerektirmiyor. Ev akıllı olsa da sahibi için aynını söylemek her zaman mümkün olamıyor. Tüm aygıtların birçok kumanda yerine görsel tek bir denetime kavuşması akıllı ev teknolojileri için artık bir standart olarak düşünülüyor. Evden çıkarken tek düğmeye dokunarak tüm cihazların kapanması ve güvenlik duyarlarının devreye girmesi gibi birçok işlev aynı anda gerçekleşebiliyor. Akıllı bir şebekeye sahip cihazlar günlük ev işlerini kolaylaştırarak daha mobil bir ortam sunuyor. Çamaşır makinesi yıkama bittikten sonra oturma odasındaki telefona mesaj atıyor ya da taban istasyonu aracılığıyla herhangi bir telefona SMS yollayabiliyor. Ev sinemasından izlenilen filmin en heyecanlı yerinde zile basıldığında, yerinizden kalkmadan gelen kişi ile televizyon ekranında iletişim kolaylıkları ya da günün belli saatlerinde rutin yapılan işlerin akıllı ev veya ofis tarafından yapılması akıllı evlerin yaygınlaştırdığı alışkanlıkları oluşturuyor.

Binalar genelde 2 ayrı sisteme ayrılıyor. Bildik altyapı; su, elektrik, doğalgaz ve bunlar üzerine kurulan network altyapısı. Ses, veri ve bilgi iletişim sistemleri ağ alanları sayesinde tek bir çatı altında toplanabiliyor. Bir akıllı evden bahsedebilmek için genelde birbirinden ayrı altyapılarda ortaya çıkan bina otomasyon sistemlerinin birleştirilmesi gerekiyor. Bütün altyapıların diğer deyişle: güvenlik ya da kamera sistemi, ısı değişimlerini ayarlayabildiğiniz havalandırma sistemleri; aynı platforma oturmuş ve merkezi bir noktadan yönetilebiliyor olması gerekiyor. Ayrık sistemlerle değil, tek bir noktadan yönetim söz konusu ise, evler akıllı ev statüsünde görülebiliyor. Eve özgü ürünlerin, örneğin beyaz eşyaların aynı ortamda birbirleriyle konuşabilmeleri gerekiyor. Bilgisayar, fırın gibi eşyalar akıllı ev kavramına uygun olarak kablosuz ortamda birbirleriyle haberleşebilir olması isteniyor.

Fig.2

Tekno-çağ’da her ürünün bir IQ’ su var. Bu zekâ katsayısı elbette arttırılabilir. İnsanın çevresini kuşatan sayısal düzeneklerin birbiriyle “haberleşebiliyor” ve “öğrenebiliyor” olması; yanlışı ve doğruyu birbirinden ayırmaktan daha fazlası demek. Örneğin buzdolabı, içindeki ürünleri tanıyabiliyor ve siz markette alışverişteyken cep telefonu ile buzdolabına bağlanarak eksiklere göre size alışveriş listesi gönderebiliyor. Buzdolabının elle kullanılan tüm işlevleri; hızlı dondurma, tatil konumu, ısı ve benzeri ayarları uzaktan bir kişisel ya da avuç içi bilgisayardan, cep telefonundan denetlenebiliyor. Bulaşıkları ve çamaşırları uzaktan çalıştırmak, tüm süreçleri takip etmek mümkün… Tüm ürünler, arıza durumunda servise ve size mesaj göndererek durum raporu edebiliyor. Öngördüğünüz senaryolarda, devrettiğiniz yetkiler uyarınca aygıtların sizin yerinize karar vermesi, büyük bir konfor sunuyor. Giderek daha çok insan ev içi ve dışı düzeneklerin “daha az kafa yorarak” işletilebilir olmasını talep ediyor. Çözümleri kendi kendine akıl edebilir olması müşterilere daha cazip geliyor. Ya çözümler ortalıkta değilse? Aygıtın bu kez çözümü büyük bir “mekanik yaratıcılıkla” bir yerlerden bulup çıkarması gerekiyor.

Yaşam alanınızın basit bir kumanda cihazıyla tümüyle denetlenebilir olması, IQ’nun görece düşük değerlerine işaret ediyor. Sistemler temel olarak dört şekilde denetlenebiliyor ve denetimin niteliği IQ’nun da derecesini belirtiyor. Dokunmatik kumanda, dijital anahtar, internet ve cep telefonu… Kullanıcının isteğine göre herhangi birisi veya hepsi kurulabiliyor. Bahçenizdeki çimlerin her gün aynı saatte veya suya ihtiyacı olduğunda sulanması neredeyse rutine bağlanmış giriş etkinliklerine örnek olabilir. Benzer etkinlik türünde; eve varmadan cep telefonu veya yerel telefon ile gönderilen mesaj ile klima çalıştırılabiliyor, fırında bulunan yemek ısıtılabiliyor, ilgili aydınlatmalar ve kepenkler açılarak canlı bir ortam oluşturulabiliyor. Gece belirli bir saatten sonra banyonuza girdiğinizde kendiliğinden açılan akıllı ışıklar, uykudan kalkmış olabileceğinizi düşünerek %40 oranında azaltılarak yakılıyor ve gözlerinizin kamaşması engelleniyorsa. Su kaçağı algılandığında anında vana kapatılıyor ve uyarı mesajı gönderiliyorsa daha üstün bir denetime ulaştınız demektir.

Varlık benzetimi olan sistemler sayesinde bir düzey üstün bir etkinlik grubu gerçekleştirilebiliyor. Evde birisi varmış gibi şerit perdelerin açılıp kapanması, panjurların indirilip kaldırılması ya da ışıkların söndürülüp, yakılması sağlanabiliyor. Eve dönerken, kilometrelerce uzaktan bir cep telefonu ile evin sıcaklığı ayarlanabiliyor. Siz evde yokken davetsiz misafirlere geçit verilmiyor. Bazı noktalara yerleştirilen hareket tarayıcılar sayesinde istenmeyen durumlarda siren devreye girebiliyor. Eve girmeye çalışan hırsızın fotoğrafı çekilerek polise olası teşhis durumunda delil sağlanabiliyor. Sistemin, kurulduğu alanla ilgili sorunları alarm çalarak duyurabiliyor olması IQ niteliğini biraz daha arttırıyor. Ortaya çıkan teknik sorunlardan cep mesajı ya da e-mail yoluyla haberdar olabilmeniz üst düzey bir zekâ basamağı.

Her yeni sene akıllı ev sistemleri giderek yaygınlaşıyor. Evini dönüştürerek akıllı sistemleri kuranların önemli bölümünü yüksek eğitim düzeyine sahip insanlar oluşturuyor. Gelir seviyesi yüksek kesimler de bir başka yoğun müşteri grubu. Tüketiciler şimdilik genelde aydınlatma, ısıtma, şerit perde, güvenlik, bahçe sulama sistemlerinin kontrol edilmesini istiyor. Başlangıçta özelde kalan beyaz eşya denetimi talebi giderek yoğunlaşıyor. Güvenliği cep telefonundan idare etmek insanları rahatlatıyor. Evdeki en ufak sorunun cep telefonuna mesaj olarak gelmesi kullanıcıların ısrarla istediği bir başka özellik…

Evinizi 1.500 avrodan başlayan rakamlarla akıllandırabiliyorsunuz. “dahi” bir eve sahip olmak istiyorsanız, en az 20 bin avroyu gözden çıkarmanız gerekiyor.
Sistemin kurulması aslında talebe bağlı olarak 300 bin dolara kadar çıkabiliyor. Burada düşünülmesi ve seçilmesi gereken ilk nokta binanın kendisinde şebeke ve bu servisi sağlayacak bir servis sağlayıcının olup olmaması. Örneğin daireye koyulan bir pano ile sesli komutlarınızı algılayarak çalışabilen ürünler ya da çocuğunuzun çantasına yerleştirdiğiniz GPS vericisi yardımıyla nerde olduğunu öğrenmek veya arabanızın yerinden haberdar olmak istiyorsanız maliyeti arttırmalısınız.

Etkinliklerin yönetimini siber düzeneklere devreden yalnızca ev sahipleri değil. Özellikle açık ofis sistemiyle çalışan işletmeler de benzer taleplerle geliyor. Mesai bitimi sonrasında ısıtma, aydınlatma ve benzeri denetimler klasik sistemlerde israfa ve enerji sarfiyatına neden oluyor. Kurulan akıllı sistemle kolayca denetlenebilen tüketim sayesinde, Büyük binalarda ortak kullanım alanlarının kullanım sorunları böylece çözümleniyor. Akıllı ev sistemine sahip olmak Şimdilik bir ayrıcalık gibi algılansa da gelecekte yaygınlaşacağı muhakkak…

Fig.3

Binanın yaşayan organizmaya dönüştüğü biçimin örnekleri ülkemizde bulunmuyor. Bu tür organik yapılarda kablo ortadan kalkıyor; hologramların kullanıldığı, aletlerin bluetooth sayesinde kablosuz erişimi sağlaması gerekiyor. Bu, binayı oluşturan tüm sistemlere uygulandığında tamamen kablosuz bir dünya ortaya çıkıyor. 300 metrelik kulelerde kablonun ortadan kalkmasının nasıl bir tasarruf sağlayacağını düşünen yatırımcılar bilim insanlarını destekliyor.Teknolojik evler gelişmişlik sırasına göre üç tür altında toplanıyor.
“Denetlenebilir evler” mevcut cihaz ve düzeneklerin çeşitli kumanda sistemleri ile kolaylıkla kontrol edildiği evler. Bu tür evlerde programlamadan ve ev ile etkileşimden bahsedilmiyor; perdeler, ışıklar ve diğer cihazlar uzaktan kumanda ile denetlenebilir. Odaya girince ışıkların yanar, el çırpınca veya ses komutu aynı işi gerçekleştirebilir. Ev sadece o anda komut alarak o an istenilen durumu oluşturuyor.

Daha gelişkin örnek “programlanabilir evler”, iki gruba ayrılıyor. İlk grubu “zamana ve duyarlara tepki veren evler” oluşturuyor. Bu evlerde aydınlatma sistemi programlanabiliyor, duyarlar yardımıyla havanın karardığını anlayan ev, ışıkları yakıyor, yağmur yağarken sulama sistemini çalıştırmıyor. Oluşturulan senaryolar ile evdeki birçok ayar tek dokunuşla yapılabiliyor. İkinci grup zaman ve duyarlar yanı sıra “koşullara tepki verebilen” evlerden oluşuyor. Cihazları programlamanın yanında, örneğin; müzik dinlerken veya elektrik süpürgesi çalışırken telefon veya kapı zili çaldığında müziği veya süpürgeyi kapatabiliyor. Işıklar zamana göre programlanabildiği gibi evden çıktığınızda ışıklar kendiliğinden rasgele yanarak evde birileri varmış izlenimi uyandırabiliyor. Dünya’da ve Türkiye’de teknolojide gelinen son aşamayı bu tür evler oluşturuyor.

En gelişkin tür yapay zekâ evlerinde, insan yardımı ile hazırlanan senaryo girişi yapılmıyor. Evlerin öğrenme yeteneği, kendi ayarlarını ve senaryolarını oluşturabilmelerine olanak tanıyor. Bunun için öğrenme yeteneğine sahip yazılımlar gerekiyor. Yazılım düzenekleri giderek yapay zekâ tanımlarına yöneliyor; öğrenme, çıkarsama ve tepki verme gibi eylemleri yapabilir hale geliyor. Uygulama Yönetim Birimi olarak adlandırılan bölümü Ayrıca çevre ile etkileşime giriyor. Kişinin yürüdüğü yöndeki ışığı, kapıları açmakla başlayan siber etkinlikler, insanların yaşayışına göre alışkanlıklarını öğrenmek ve bazı şeyleri önceden yaparak zirveye ulaşıyor. Uzmanlar geleceğin düzeneklerinde öğrenme, çıkarsama ve otonom olma özellikleri gerekli görüyor. Süreç, duyarlardan gelen bilgilere ve mesajlara tepki vermek şeklinde özetleniyor. Yapay zekâ birimi üç bölümden oluşuyor. Duyarlardan kesintisiz gelen veri, bu üç zekâ biriminde işleniyor ve her bölüm kesinlikle cevabi bir mesaj gönderip bir yöntemi çalıştırıyor.

Fig.4

Düzenek dışarıdan gelen verilere öncelikle “İzleme birimi” ile tepki veriyor. Bu anlık tepkiler kümesini; kişinin gitmekte olduğu yöndeki ışıkları yakmak benzeri genelde ilkel hareketler oluşturuyor. “Dış Çevre birimi” de kişiler yerine dış çevrenin hareketlerine ilkel tepkiler veriyor. “Öğrenme birimi”, gelen verileri analiz ederek belirli kalıplar çıkarmaya yani kişilerin alışkanlıklarını modellemeye çalışıyor. Gerekli donanım katmanı bilgisayarda benzetimlik ile sağlanıp, yazılım geliştirmenin hızlandırılıyor.
Örneğin Her gün düzenli olarak dış çevrenin kaç derece olduğu, evin kaç derece olması istendiği izleniyor. Bu verilere dayanarak, dış çevre sıcaklığı ile ev sıcaklığı arasında bir bağıntı elde ediliyor ve bu bağıntıya göre ev otomatik ısıtılmaya başlanıyor. Evde yaşayanların günün hangi zamanları evde olmadığı hareket duyarları yardımıyla anlaşılabiliyor. Her gün, hangi saatlerde evin boş olduğu verisi tutuluyor. Elde edilen verilerin kesişim aralığı bulunarak bir model çıkarılabilirse, o saatlerde evin ısıtma, ışık sistemleri devre dışı bırakılıyor.

Fig.5

Mekanik düzeneklerin sayısal olanaklarla, bluetooth benzeri kablosuz iletişim biçimleriyle birbiriyle haberleşebiliyor olması, karar verme süreçlerini hızlandırıyor.
Düşünmek zorunda kalmak belki de hiçbir zaman bu kadar caydırıcı olmamıştı. Yetki devrinin giderek yaygınlaşmasının, evrimin tersine ilerlemesine yol açacağına kesin gözüyle bakılıyor. Gerçek ve Sanal sözcükleri birbirine geçişerek bütün bir hayatı örüyor. Anın yarattığı zorundalıklar insanı çepeçevre sarıyor. Kişisel denetim giderek, sayısal aygıtları ne kadar iyi kullanabildiğinizle aynı anlama geliyor. Tekno tepkiler verebilmek kaçınılmaz bir hayat becerisine dönüşüyor.

Benzer Yazılar

5 Votes | Average: 4.4 out of 55 Votes | Average: 4.4 out of 55 Votes | Average: 4.4 out of 55 Votes | Average: 4.4 out of 55 Votes | Average: 4.4 out of 5 (5 oy, ortalama: 4.4)
Loading ... Loading ...

3 yorum “Akıllı ev”

Yorum bırak