Bilgisayar Tarihi 2
![]() |
Yazar | Prof. Dr. Günay Özmen |
| Mesleği | İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi | |
| Yapı Anabilim Dalı | ||
| Bilsar Yön. Kurulu Bşk. | ||
| Yazar |
Giriş
Bu küçük yazı dizisinin ilk bölümünde, başlangıçtan 1975 yılına kadar olan gelişmeler özetlenmişti. Bu bölümde 1975 yılından sonraki gelişmeler sıralanacak ve geleceğe doğru “Sanal” bir yolculuk yapılacaktır. Özellikle son 30 yıldaki gelişmelerde, kişisel bilgisayarların önemi ve ağırlığı vurgulanmıştır.
1975-1979
Bu dönem, birkaç yıl sonraki “Büyük Patlama”nın doğum sancılarının yaşandığı dönemdir. Çok kullanıcılı sistemler, gittikçe daha büyük bir ivmeyle yaygınlaşıyor ve dünyanın pek çok bölgesinde, trafik yönetiminden bankacılık işlemlerine kadar çeşitli uygulamalarda bilgisayarlar kullanılıyordu. Öte yandan kişisel bilgisayarların ilk öncüleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Ünlü Microsoft şirketi de 1975 yılında kuruldu ve daha ilk yıllarında, günümüzdeki dev hamlelerinin işaretlerini vermeye başladı.
1978 yılında, henüz bir üniversite öğrencisi olan ve geceleri yorucu ve tekdüze muhasebe hesapları yapan Dan Bricklin, bu işlemleri kolaylaştırmak için, bilgisayardan yararlanmayı düşündü. Arkadaşı Robert Frankston ile birlikte, ilk “Genel Amaçlı” Elektronik Tablo (Spreadsheet) programı olan VisiCalc’ı geliştirdiler. Kısa bir süre önce de, Apple II mikrobilgisayarı piyasaya çıkmıştı. VisiCalc, Apple II bilgisayarına uygulandı ve bugün hemen her düzeydeki kullanıcıların en büyük yardımcılarından biri olan, Elektronik Tablo uygulamaları başlamış oldu.

Fig.1
Bu yıllarda yurdumuzda ilk “Bilgisayar Destekli Tasarım ve Üretim” (CAD-CAM) uygulamasını gerçekleştirmek, bu kez bir makine mühendisine, sevgili Muzaffer Tamer’e nasip oldu. Daha 70′li yılların başında, emekleme çağındaki kişisel bilgisayarların ilk örneklerinden birini edinmiş olan Tamer, bu dönemde, bilgisayar destekli olarak, çeşitli makine parçalarını tasarlamaya ve üretmeye başlamıştı.
1980-1984
80′li yılların başında, bilgisayarlar, çok güçlü, hızlı ve ekonomik birer araç olarak tüm dünyada geniş bir uygulama alanı bulmuştu. Ancak bunlar henüz yeteri kadar “Kişisel” değildi; yani ancak uzmanlar tarafından programlanıyorlardı. Hatta kullanıcılar bile, bir ölçüde uzmanlaşmak zorundaydılar. İşte bu sırada, yaklaşık 10 yıl önce başlamış olan “Kişisel Bilgisayar” geliştirme çalışmaları, birdenbire müthiş bir gelişme göstererek gelişti ve yaygınlaştı.

Fig.2
Kuşkusuz, bu gelişmede en büyük pay, IBM-PC’yi ve MS-DOS işletim sistemini geliştiren IBM ve Microsoft şirketlerine aitti. Sonradan geliştirilen tüm kişisel bilgisayarların, “IBM Uyumlu” (IBM Compatible) olarak piyasaya sürülmüş olması, IBM-PC’nin bu alandaki öncülüğünün en büyük kanıtıdır. Kişisel bilgisayarların bugün izlediğimiz oranda yaygınlaşmasında en önemli faktör de, yine bu dönemde ilk örnekleri geliştirilen ve kullanılan “Genel Amaçlı Yazılımlar”dır. “Üç Büyükler” olarak tanımlayabileceğimiz bu yazılımlar :
- Elektronik Tablolar (Spreadsheets),
- Bilgi Bankası (Data Base)Yazılımları,
- Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD) Yazılımları
olarak sıralanabilir. 1982-1984 yılları arasında ilk sürümleri geliştirilen bu yazılımların, o yıllarda, en yaygın olarak kullanılanları, sırası ile, Lotus 1-2-3, dBASE ve AutoCAD idi. Lotus 1-2-3, özellikle grafik olanaklarının sağladığı üstünlük sayesinde, VisiCalc’tan sonra geliştirilen tüm Elektronik Tablo yazılımlarının yerini aldı ve “Endüstri Standardı” oldu. İlk geliştirilen Bilgi Bankası yazılımlarından biri olan dBASE, uzun yıllar boyunca, alanındaki tek yazılım olarak üstünlüğünü sürdürdü. AutoCAD ise, özellikle mühendis ve mimarların vazgeçilmez çizim aracı olarak, günümüzde de Endüstri Standardı özelliğini korumaktadır.

Fig.3Genel Amaçlı yazılımlar, kişisel bilgisayarların en önemli destekleri olagelmiştir. Bunlar sayesinde, kişisel bilgisayar kullanıcıları, profesyonel programcılara gereksinme duymadan ve hemen hemen hiç programlama bilgisi edinmeden, her türlü problemlerini, çok kısa bir sürede çözebilmekte, genel amaçlı çözümler ve uygulamalar üretebilmektedirler.
Kişisel bilgisayar kullanıcılarının yararlandıkları önemli yazılımlardan biri de, kuşkusuz, “Kelime İşlemciler”dir. Dördüncü bir büyük olarak da nitelendirilebilecek olan bu tür yazılımların ilk örnekleri olan WordStar ve Professional Write (yurdumuzda da MoonStar), bu dönemde kullanılmaya başladı. Ancak bugün, daha sonra geliştirilen Microsoft Word, Endüstri Standardı olarak kabul edilmektedir.

Fig.4
Yurdumuzdaki uygulamalarda da kişisel bilgisayarların etkisi çok büyük oldu. Bu dönemin en ilgi çekici özelliği, o zamana kadar özellikle üniversitelerin öncülüğünde geliştirilen bilgisayar uygulamalarının, kişisel bilgisayarlarla birlikte, daha çok endüstri alanına kayması olmuştur. Özellikle mühendislik uygulamalarında, artık her büro, bir kişisel bilgisayar ile birlikte bir tasarım yazılımı almak yoluna girmişti. Ancak tasarım yazılımlarını kişisel bilgisayarlara uyarlamak pek kolay olmuyordu. O zamana kadar FORTRAN dilinde geliştirilmiş olan yazılımlar, doğrudan kullanılamıyorlardı. Çünkü, başlangıçta kişisel bilgisayarlarda FORTRAN derleyicisi yoktu. Tüm programları BASIC diline dönüştürmek gerekiyordu. Yoğun çabalar sonucu dönüştürme işlemleri gerçekleştirildi ve bürolarda, kişisel bilgisayarlarla tasarım yapılamaya başladı. O zamanlar, bu dönüştürme işlemlerinin, sadece bir kez yapılacağı sanılıyordu. Ne yazık ki uygulama öyle olmadı. Sonraki yıllarda geliştirilen ve çok daha güçlü olanaklar sunan, Pascal ve C gibi derleyiciler, dönüştürme ve geliştirme işlemlerinin birçok kez yinelenmesine neden oldu. Bu işlemler günümüzde de sürdürülmekte ve tüm yazılımların Windows ortamına aktarılması çalışmaları yapılmaktadır.
1985-1989
Özellikle kişisel bigisayarların gelişmesinde baş döndürücü bir hızlanma görünmeye başladı. Gittikçe hızlanan, kapasiteleri artan ve ucuzlayan bu yeni “Oyuncaklar”, büyük markaların tekelinden kurtularak, artık neredeyse her köşe başında üretilip satılıyordu. Kişisel bilgisayarlar için geliştirilen yazılımlar, herkesin yararlanacağı türden olanaklar sunuyordu. Artık yediden yetmişe herkes, bu yeni oyuncaklarla bir şeyler yapabiliyordu. Ama asıl büyük gelişmenin doğum sancıları daha yeni başlamıştı. MS-DOS işletim sistemi ve BASIC yorumlayıcısı ile kişisel bilgisayar çağına damgasını vurmuş olan Bill Gates, asıl büyük hamlesini yapmaya hazırlanıyordu. Nitekim Windows’un ilk sürümü, 1985’te piyasaya çıktı ve içerdiği geniş “Genel Amaçlı” olanaklar ve yazılımlar sayesinde, kısa sürede kişisel bilgisayarların vazgeçilmez ögesi haline geldi. Bir süre sonra, tüm uygulama yazılımları, Windows altında çalışan sürümlerini geliştirmeye başladılar. Yıllar boyunca endüstri standardı olarak kabul edilegelen genel amaçlı yazılımlar da, Windows uygulamaları karşısında üstünlüklerini yitirdiler. Uzun süre direnen Lotus 1-2-3 ile dBASE’in yerlerini Excel ile Access aldı.

Fig.5
Bu dönemin sonuna doğru, Novell ağ sisteminin geliştirilmesi ile, kişisel bilgisayar kullanıcıları arasında yerel iletişim kurma olanakları ortaya çıktı. Daha sonra geliştirilen Internet ile iletişim, ülke ve dünya çapında gerçekleştirilmeye başladı.

Fig.6
Bu dönemde, yurdumuzdaki tüm bankalar ile büyük resmi ve özel kuruluşlar da tam otomasyona geçtiler. Artık kağıt üzerindeki işlemlerin hemen tümü, elektronik ortama aktarılıyor ve böylece hem daha ekonomik hem de daha hızlı ve hatasız hale getiriliyordu. Yapı mühendisliği alanındaki gelişmelerin ağırlığı, proje çizimlerinin, hemen hemen tam otomatik olarak bilgisayar ortamında yapılması üzerinde yoğunlaştı. Temel olarak kullanılan yazılım yine AutuCAD olmakla birlikte, çeşitli yazılım kuruluşları tarafından geliştirilen ve “Arayüz” (Interface) olarak tanımlayabileceğimiz yazılımlar, tüm çizimlerin otomatik olarak üretilip AutoCAD ortamına aktarılabilmesini sağlıyordu. Bu dönemde ayrıca, bugün “Sanal Gerçeklik” olarak bilinen uygulamaların ilk öncüleri ortaya çıktı. Mimarlık alanında geliştirilen bazı yazılımlar, kullanıcının geliştirdiği bir projenin içinde ve dışında (hatta kent çevresinde) “Sanal” gezintiler yapmasını sağlıyor, böylece proje aşamasındaki yapılar, adeta gerçek yapılar gibi, tüm ayrıntıları ile incelenebiliyorlardı.

Fig.7
Bu alandaki en son gelişme AutoDesk tarafından geliştirilen Revit adlı yazılım olmuştur. Benzer yazılımların tüm karakteristiklerini içeren bu programın en önemli özelliklerinden biri de Etabs yapısal tasarım programı ile doğrudan bilgi alışverişi kapasitesine sahip olmasıdır.

Fig.8Günümüz
İçinde bulunduğumuz dönemde, bilgisayarların gelişmesi ve yaygınlaşması, gittikçe ivmesini arttırarak devam etmektedir. Bu gün artık herkes bilgisayar olanaklarından yararlanabilmekte ve posta, fax ve hatta alışveriş işlemlerinin önemli bir bölümünü “Elektronik” olarak yapmaktadır. Çoklu ortam (Multi media) ve Tarayıcı (Scanner) uygulamaları ile, iletişimden basına, ticaretten bilimsel ve teknik alanlara kadar her türlü işlemde, şaşırtıcı kolaylıklarla, görkemli sonuçlar elde etmek mümkün olmaktadır. Hantalca sayılabilecek masaüstü bilgisayarların yerini kolayca taşınabilen dizüstü bilgisayarları, hatta gelişmiş cep telefonları almaktadır.

Fig.9
Günümüzdeki en önemli gelişmelerden biri de, kuşkusuz, yaklaşık 15 yıl boyunca, kişisel bilgisayarlarda standart olarak kullanılmış olan MS-DOS işletim sisteminin yaşamını yitirmiş olmasıdır. Yine Microsoft tarafından geliştirilen Windows işletim sistemi, ünlü MS-DOS’un yerini almış ve sağladığı çok esnek ve geniş olanaklarla, kişisel bilgisayar kullanıcılarının hizmetine sunulmuştur.
Yapı mühendisliği alanındaki yazılımlarda en önemli gelişme, bunların “Bütünleşik” ve “Görsel” karakter kazanmaları olmuştur. Böylece, “Bilgisayar Destekli Tasarım”ların tüm aşamaları bütünleşik olarak gerçekleştirilebilmekte, yani tasarımın “Veri Girişi”, “Analiz”, “Boyutlandırma”, “Çizim” ve “Metraj” aşamaları, tek bir program paketi ile, etkileşimli olarak, çok kısa sürede ve olabildiğince hatasız ve ekonomik bir süreç içinde yapılabilmektedir. Bu noktada önemle üzerinde durulması gereken bir konu, genel olarak tüm bilgisayar uygulamalarında, özel olarak da “Bilgisayar Destekli Tasarım” uygulamalarında, hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken “Kontrol” konusudur. Acaba bilgisayar tarafından gerçekleştirilen herhangi bir işlemin, veya üretilen bir yapıtın “Doğruluk Kontrolu” nasıl yapılmalıdır? Kuşkusuz, bilgisayarın yaptıklarının doğruluğu, verilerin doğruluğuna, ilgili yazılımın hatasız kullanılmasına ve bizzat yazılımın doğru çalışmasına bağlıdır. Günümüzde kullanıcının, hemen tümüyle otomatik olarak gerçekleştirilen işlemleri, aşama aşama denetlemesi olanağı kaybolmuş gibidir. Genellikle, yoğun iş ortamının baskısı altında, genel bir mertebe kontrolu yapmaya da fırsat bulunamamaktadır. Burada en akılcı çözüm, kontrol için, yine bilgisayarın kullanılması olmaktadır. Örneğin, modern yapı mühendisliği yazılımlarının “Görsel” olma özelliği sayesinde, geliştirilen tasarımın her aşaması ekrana yansıtılabilmekte ve böylece istenilen düzeyde kontrol olanağı sağlanmaktadır.
Ve Sonrası …
Son yıllardaki baş döndürücü gelişmelerin ışığı altında, geleceğe yönelik tahminlerde bulunmanın ne kadar zor olduğu açıktır. Belirgin olan tek husus, genel gelişme eğiliminin hızlanarak devam edeceği, yani bilgisayarların hız ve kapasiteleri önemli oranda artarken fiyatlarının belki de daha büyük oranda düşeceğidir. O kadar ki, bilim adamları artık, teknik altyapının gelişmesi ile pek fazla ilgilenmemeye başlamışlardır. Yeni üretilecek projeler için, bilgisayarların neredeyse sınırsız bir hıza, kapasiteye ve iletişim kurma yeteneğine sahip olduklarının (veya çok yakında olacaklarının) varsayılması doğal karşılanmaktadır. Geride bıraktığımız 30 yıl içindeki gelişmelerin ivmesi göz önünde tutulursa, böyle varsayımların gerçekçi oldukları söylenebilir.
Gelecek yıllardaki en radikal gelişmelerin giriş-çıkış ortamlarında ve yazılımlarda olacağı beklenmektedir. Artık pek hantal olarak kabul edilen “Klavye”, işlevlerinin önemli bir bölümünü “Fare”ye terketmiş durumdadır. Ses algılama olanaklarının gelişmesi de hızla devam etmektedir. Yakın bir gelecekte, bilgisayarların, tüm dillerdeki sesli komutları ve verileri anlamaları olasılığı oldukça yüksektir. Böylece örneğin, birbirlerinin dilini hiç bilmeyen iki kişinin, bilgisayar aracılığı ile konuşabilmeleri, en çok birkaç yıl içinde, gerçekleşecek gibi görünmektedir. Günümüz bilgisayarlarında belki de en hantal öge olan, “Ekran”ın geliştirilmesi çalışmaları da sürmektedir. Kimbilir belki de uzak olmayan bir gelecekte, bilim-kurgu yazarlarının düşlerindeki, ekransız (holografik) görüntülere kavuşabileceğiz.
Gelecekteki en önemli gelişmelerin bilgisayar ve yazılım tasarımlarında olacağı beklenmektedir. Kendi kendini geliştirip “Öğrenme” yeteneğini kazanan, hataları saptayıp onları ortadan kaldırmak için gereken kararları verebilen “Akıllı” bilgisayarlar (yazılımlar), yeni bir “Bilgi Çağı”nın başlangıcı olacaktır.
Technorati Tags: Bilgisayar, Excel, Access, Visicalc, Apple, IBM, Word
Benzer Yazılar


(7 votes, average: 4.43 out of 5)
23 December 2007, Sunday 13:22
süper çok sağlun