Biz çılgın Türkler’iz…
![]() |
Yazar | Orhan Toker |
| Mesleği | Y. Mimar İTÜ | |
| Autodesk Yetkili Danışmanı | ||
| AutoLISP, SQL, PHP, VBA ve veritabanı | ||
| uzmanı |
Merhaba sevgili okuyucular,
Genelde bu tip yazıları hafta sonlarına saklıyorum ancak etrafımda olup bitenler, hafta sonuna kadar beklememi çok zorlaştırdı. Ne yapalım artık hem bir kahve molası vermiş olursunuz hem de Autocad dışı bu yazıma göz atmış olursunuz.
Cumartesi akşamı kanallar arası zap şampiyonu olmaya çalışırken ünlü bir yönetmenimizin hazırlayıp sunduğu iddialı bir programa rastgeldim. İnsanlar bir iddia ile ortalığa atılıyor, ünlü yönetmenimiz de yanına bir kaç meşhur alarak ”ispatla da görelim” diyerek para kazanıyor. Benim denk geldiğim bölümde bir erkek çocuğu, “1 ila 99 arasındaki tüm sayıların iki kere küpünün alınmış halini sorun anında bileyim” diye iddia etmiş. Hakikaten soruyorlar biliyor. Karşısına bir bilgisayar ie desteklenmiş muhasebeci oturtmuşlar -ki bu şahıs “matematik uzmanı” olarak nitelendiriliyor. Çocuk bildi mi bilemedi mi Microsoft Windows’un hesap makinesinde deniyor. Neyse bir kaç rakam seyircilerin arasından bir kaç rakam da meşhur konuklarımızdan geldi ve çocuk bildikçe “vay anasını” düzeyinde şaşırmışlık ve hayranlık… Bir yandan kayıp insanları bulmak ve fakirleri evlendirmekle ünlü film yönetmenimiz “üniversiteler! bu çocuğa burs verin” diye garip sesler çıkarıyor, bir yandan seyirci çocuğu alkışa boğuyor. Çocuğa soruyorlar, “nasıl biliyorsun?” diye. Çocukta yanıt basit, “hesap makinesi ile oynaya oynaya ezberledim…”.
Şimdi sevgili arkadaşlar, çocuğun yaptığı şey gerçekten basit. 1 sayısını çıkarırsak 98 adet rakam ezberlemiş. Aslında ezberlememiş bile… Hesap makinesi ile oynaya oynaya otistik bir şekilde rakamları kafasına kazımış. İşin vahim yönü, hukuk fakültesini bitirmiş bir avukat ya da tıp fakültesini bitirmiş bir doktor bu çocuğun ezberlediği değerin yüz binlerce katı bilgi ile donatılıyor ve işsiz gezebiliyorlar. Bazen o çocuk kadar bile ezberi olmayan kişiler, ekranlardan üniversitelere “bu çocuğa burs verin” diye bağırabiliyor. Ne kadar vahim…
Bu günlerde geç de kalmış olsam Turgut Özakman’ın “Şu çılgın Türkler” adlı kitabını okuyorum. Hepimizin bildiği o muhteşem kurtuluş savaşı destanımızı bir kez daha başka bir bakış açısıyla inceleme fırsatı buluyorum. O damla damla biriktirilmiş cephaneler, Faruk Yüzbaşı’lar, Yakup Kadri’ler, Hüseyin Çavuş’lar, Ayşe ana ve niceleri…
Bence en büyük iddia, ”biz bütün dünyaya karşı bu savaşı kazanırız!” iddiamızdır. Bu çılgınca iddiayı gerçekleştirip de bu gün çok daha basit şeyleri yüceltmemiz biraz çılgınca değil mi?
Benzer Yazılar


