Değer verdigimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırabiliyor muyuz?
![]() |
Yazar | Şevket Tekin |
| Mesleği | Teknik Öğretmen (Emekli) | |
| Maçka Tek. Lis. Kartal End. Mes. Lisesi | ||
| web | Şevket Hocadan Mektuplar | |
Kaynak: Alıntı
O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen İyi misin, her şey yolunda mı diye sordu. Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı. - Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm diye yanıtladım. - Sadece ikimiz mi? Biraz düşündü ve Çok isterim diye cevap verdi.
O cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıklari son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde: - Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim gerçekten çok etkilendiler dedi. Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar.
Gittiğimiz restoran, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi.Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim. - Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin dedi. Ben de gülümsedim. - O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim dedim.
Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiç bir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık.
Akşam annemi evine bırakırken; - Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen dedi ve bir akşam tekrar buluşmaya karar vererek ayrıldık.
Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: - Çok güzeldi dedim. Düşünebileceğimin çok üstündeydi.
Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu o kadar ani gerçekleşmişti ki, onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı: - Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettigini bilemezsin. Seni Seviyorum.
O an, Seni Seviyorum demenin ve hayatta değer verdigimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım.
Düzenleyenin notu: Bu fıkra elbette komik değil, ama zaman zaman düşünmemizi sağlayan yazılara da gereksinimimiz var gibi geliyor. Düzenlemeyi sadece paragraflara ayırma ile kısıtlı tuttum, kolay bir okunabilirlik sağlamak için.
Deniz Sevki Kayabay 30.07.2007, 21:08
–
Şevket Hoca’dan Günün sözü!
BİR ŞEYİ GERÇEKTEN YAPMAK İSTEYEN BİR YOL BULUR, İSTEMEYEN MAZERET BULUR…
Benzer Yazılar



(3 votes, average: 3.67 out of 5)
23 May 2008, Friday 13:20
Off yaa. Yazı o kadar güzel gidiyordu kaptırmıştımki kendimi. Tam “o an” da gözlerim doldu birden, muhteşem bir yazı olmuş diyorum ve gidiyorum. Elimi yüzümü yıkamam gerek…