Forumlarda, mesajlaşmada ve blog yorumlarında etik…
![]() |
Yazar | Orhan Toker |
| Mesleği | Y. Mimar İTÜ | |
| Autodesk Yetkili Danışmanı | ||
| AutoLISP, SQL, PHP, VBA ve veritabanı | ||
| uzmanı |
Merhaba sevgili Taliasoft Blogger okuyucuları,
Mesleğimi yaparken öğrendiğim şeyleri ve bilgi birikimimi paylaşmayı seviyorum. Bu bakımdan yazarlık benim için yeni bir şey değil. Hepimiz için yeni olan ise blog yayıncılığı sayesinde herkesin yazar olabilmesi. Elbette herkesin fikirlerini özgürce paylaşması son derece çağdaş bir fikir. Ancak her konuda olduğu gibi internette de bazı az eğitimli kişiler ortamı yozlaştırmaya çalışıyorlar. Gerek işim icabı gerek haber, magazin amaçlı interneti karıştırırken her yerde bu yozlaşmanın belirtilerini görebiliyorum. Ben de bu gördüklerimle ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Dün Hürriyet‘in internet sayfasında bir haber okudum. Aksaray ilinde 3 kişi kaçırdıkları bir kadına 7 gün boyunca tecavüz etmişler. Haberin devamını okumak için başlığa bastım ve devamını okudum. Ancak haberin altında yorumları okuyunca tam anlamıyla şaşkınlığa uğradım. Necip bir Aksaray’lı şöyle bir yorum yapmış: “Bu tip haberlerle Aksaray’ın adını kötüye çıkarıyorlar. Bu tip haberler Aksaray’a maledilemez…vs vs” İnanabiliyor musunuz? Bir kadın tecavüz kurbanı olmuş (ki bu kendi kızkardeşi de olabilirdi) adam Aksaray’lılıkla övünmeye çalışıyor. Artık ben Aksaray’lı gençleri aptal olarak biliyorum. Hürriyet gazetesinin haberlere yorum yazma özgürlüğü tanımasına karşılık adamın bunu kullanış biçimine bakın. Çünkü içi boş, diyecek bir şeyi yok. Tecavüze uğrayan bir kadını kurban olarak göremiyor. Onun mağdur olduğunu anlayacak kadar zekası yok…
Sevgili Murat’ın Autocad Okulu üyelerine messenger ile destek verdiğini biliyoruz. Geçenlerde başına gelen komik olayı da yine burada yayınlamıştık. Messenger kullanımında emoticonlar var - o andaki duygunuzu ifade eden o küçük hareketli resimler. Bunların amacı adında saklı zaten. Ama artık o emoticonları öyle bir hale getirdik ki artık mesajlarımız okunmaz oldu. Bir minibüs edebiyatı tadına geldi mesajlar. Çok beğendiğiniz espirili bir kaç emoticon kullanın tamam ama artık selam yazınca animasyon, koş yazınca koşan bir adam, Cem Yılmaz bile messenger emoticonu olmuş. Pes… Tam anlamıyla Orhan Gencebay çalan bir minibüs havası vermiş insanlar messengerlarına.
Gelelim forumlara… Forumlar insanların sorularına yanıt bulabildiği ortamlar. Yani bilgi paylaşımının en üst düzeyi. Forumlarda asla üreticinin söylemeyeceği ipuçlarını bulabilirsiniz bir ürün hakkında. Ya da program yazarken tıkandığınız bir yeri forumlar sayesinde aşabilirsiniz. Ancak forumlardan faydalanan bazı kullanıcılar amaçlarının çok dışında davranıyorlar. Forum kullanmanın etiğinden ahberleri bile olmayan bu şahıslar, cevap alana kadar tekrar tekrar mesaj atar, cevap aldıklarında işlerine yarayıp yaramadığını yazıp teşekkür etmez, büyük harfle yazmanın bağırmak anlamına geldiğini bilmeden öne çıkmak adına BÜYÜK HARFLE yazmaya devam eder, forum yöneticeleri kendilerini uyardığında ona düşman olurlar, hatta hemen HACKER olmaya karar verip o forumu hack etmeye kalkarlar… Ayrıca forumda sorulara cevap veren kişilerin cevaplarını yanlışmış gibi yönlendirmeye çalışan hastalara bile rastlarsınız. Forumlarda insanlara yardımcı olmaya çalışan bir çok arkadaşım var ki bu olanlardan bıkmış ve artık yazmıyorlar. Ne yazık…
Bir de blog çılgınlığı var yozlaşmadan nasibini alan. Aptalın biri (burada asla adını ve blogunun adresini verip de alet olmayacağım) belli bir rakama ulaşmak amacıyla blog açmış. Blogu ziyaret ettiğinizde bir tane elle tutulur yazı yok. Tamamen sığ ve düzeysiz yazılar. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı ile herkesle kavga edip adını duyuruyor. Amacı sadece o rakama ulaşmak. Hiç bir bilgi vermiyor. Espirinin insanlarla alay etmek olduğunu sanarak sürekli tanıdığı kişileri aşağılıyor ve bol bol Google, Microsoft, iPOd kelimeleri kullanarak reytingini artırmaya çalışıyor. Dilediği rakama ulaşınca ne olacak? Tek amacı okunma sayısını artırmak olan buna benzer çok blog var. Evet ben de soyunup Taksim meydanına çıkarsam herkes bendenizi tanır. Ancak mühim olan deli olarak tanınmak değil iyi ve yararlı bir insan olarak tanınmaktır.
Amerika’da polisin ailelere dağıttığı broşürlerin ön sayfasında büyük harflerle şöyle yazıyor: “Eğer çocuğunuzun uyuşturucu müptelası olmasını istiyorsanız her istediğini alın ve her dediğini yapın…Eğer oğlunuzun seri katil olmasını istiyorsanız onu tüm çocuklardan üstün görün ve tüm video oyunlarıyla oynamasına müsade edin…” Evet, sıra beklmesini beceremiyen, bebek arabalarının geçeceği yere arabasını parkeden, çöpünü camdan sallayan, düğünde aşka gelip adam öldüren, tuttuğu takımın şampiyonluğunu ülkesinin çıkarlarından önde gören, benzin ne kadar pahalanırsa o kadar çok araba satın alan insanların ülkesi bizimkisi… Neden interneti de yozlaştırmayalım ki? Hele o ülkede bir dekan, internet sohbetinde 100 kiloluk bir kadına 165,000 YTL.- kaptırabiliyorsa…
Rastgele bir yazı


1 August 2006, Tuesday 15:14
Çok güzel ellerine ve ağzına sağlık.
Ayrıca behsettiğin dekan’la malesef aynı şehirdeyim
2 August 2006, Wednesday 10:54
Sevgili Orhan Toker Kardeşim;
Bilginin kıymetli olduğu günlerde yaşıyoruz. Eskiden insanlar okulda aldıkları veya abilerinden öğrendikleri bilgiler ile yaşamayı başarabilirlerdi çünkü herkezde aynı miktarda bilgi vardı. Artık öyle değil, kendini yetiştirebilen, araştırmayı ve litaratür karıştırmayı becerebilen insanlarda bilgi var, ve burada tarifini yaptığın insanlar malesef bu yetilere sahip olmadıkları için senin, benim gibi bu yetilere sahip insanların bilgilerini sömürmek ve gasp etmek istiyor. Bunun için en basit yol ise biliyormuş gibi yapmak. Derhal rakibin haline gelip bilinçsiz kişiler tarafından da “rating”lendirilmek. İnanıyorumki bilgiye değer veren her insan bu yarıştan kazançlı ve mutlu çıkacak o yüzden bir daha yeniliyorum; Bilgiyi taklit etmeyin özümseyin..
2 August 2006, Wednesday 14:55
Orhan bey;
Söylediklerinizine tamamen katılıyorum. Öğrenciliğimizden bu yana bilgisini öğretmede bencilce davranan meslektaşlarımızından alamadığımız bilgileri sizler gibi paylaşımcı ve değerli kişilerden almak benim için çok önemli.Umarım teknik ve sosyal anlamdaki yorum ve davranışlarınız bir çok kişiye örnek olur.
Biz yolumuza devam edelim.
2 August 2006, Wednesday 14:59
Merhaba Orhan bey,
Sahiden de son yıllarda bir kültürel yozlaşmanın içindeyiz…Tabi bunu heryerde görmemiz mümkün, internette bile…Duyarlılığınız için teşekkürler.