İstanbul depremi hakkında…
![]() |
Yazar | Orhan Toker |
| Mesleği | Y. Mimar İTÜ | |
| Autodesk Yetkili Danışmanı | ||
| AutoLISP, SQL, PHP, VBA ve veritabanı | ||
| uzmanı |
Geçtiğimiz hafta TIME dergisi geleneksel olarak her yıl sonunda belirlediği yılın adamı olarak tüm dünya vatandaşlarını seçmişti. Bizim medyamız da bunu haber yapıp sokaklarda dolaşarak vatandaşlara konu hakkında sormuştu. Röportajlar sırasında bir kadın “günümüzde hala depremler oluyorken yılın adamı olarak kendimizi göremeyiz” gibi bir cevap verdi. Elbette bu hanımefendi depremin bir doğa olayı olduğunu ve bunun engellenemeyeceğini biliyordur. Bu hanımefendi gibi bir çok İstanbul’la da aynı derecede deprem düşüncesiyle sinir sistemlerini yıpratmış durumda. Ben de bu yazımda kendi bilgilerim ve değişik verilerden derlediğim kadarıyla bu konuda sizleri aydınlatmaya çalışacağım.
Öncelikle belirtmeliyim ki benim deprem uzmanlığım yok. Yazacaklarımı sadece üniversitede (İTÜ Mimarlık Fakültesi) okutulan bilgiler, 1999 Kocaeli depreminden sonra kişisel olarak yaptığım araştırmalar ve medyadaki haberlere dayanarak derledim. Umarım yardımcı olabilirim.
Deprem uzmanları ve Medya
1999 depreminden sonra hepimiz televizyonlarda bol bol jeolojist ve sismolog gördük ve tanıdık. Her biri çeşitli konuşmalar yaptı ve halen de konuşmaktalar. Yazımın girişinde bahsettiğim gibi İstanbulluların psikolojisinin harap olmasının en önemli sebebi bu olduğu için yazıma öncelikle buradan girmek istiyorum.
Ben İTÜ mezunu bir yüksek mimarım. Üniversitem 1877 yılında kurulmuş ve bu ülkeye çok değerli bilim adamları yetiştirmiş saygıdeğer bir üniversitedir. Tüm dünyada da kabul gören diploma verir. Ancak üzülerek söylüyorum ki, İTÜ’nün yetiştirdiği saygıdeğer rahmetli Prof. Aykut Barka dışında medyada adlarını duyduğumuz diğer tüm bilim adamları (demeye dilim varmıyor ya) üniversitemizin ve ülkemizin itibarının zedelenmesine sebep oluyorlar. Sizlere ne demek istediğimi anlatmak için bir kaç örnek vereceğim. Örneklerimde isim vermek istemiyorum ancak çoğunuzun bildiğine eminim.
Öncelikle vermek istediğim kimin deprem uzmanı kimin olmadığı bilgisidir. Jeoloji dünyamızın kabuğunu inceleyen bilim dalıdır. Her bilim dalında olduğu gibi jeoloji biliminde de alt alanlar vardır. İşte depremle ilgilenen jeologa da sismolog (yani sismoloji dalını seçmiş jeolog) denir. Kimi üniversitelerde deprem bilimi ayrı bir dal olarak da okutuluyor. İşte bizim ülkemizde de sorun burada başlıyor. Sismolog olmayan bir insan çıkıp depremle ilgili bilimsel açıklama yapıyor. (Hemen atlamayın ben bilimsel açıklama yapmıyorum. Başta da belirttiğim gibi kendi görüşlerimi paylaşıyorum).
Medyada sismolog olmayan bir uzman Marmara depremi ile ilgili “masanın 3 bacağı kırılmıştır artık ayakta duramaz” diye bir açıklama yapıyor. Bu şahıs Marmara denizinde tam 3 adet batimetrik araştırma yapmış ve ekibiyle birlikte yaptığı sonuç açıklamasında fayların yerlerini tespit edemediğini söylemiştir. Yani Marmara denizinin altında nerede fay olduğunu tespit edemediği halde basına deprem olacak açıklaması yapıyor. Kendi uzmanlık alanı ise sedimentoloji (yani göllerin ve akarsuların oluşumunu inceler). Başka bir medya kuruluşunda sismolog olan bir başka uzman çıkıp az önce bahsettiğim gerçekleri açıklıyor ve bilimsel bir izah yaparak Marmara’da depremin korkulduğu gibi olmayacağını (ki yazımın sonunda açıklayacağım) meslektaşının şarlatan olduğunu söylüyor. Bunun üzerine sismolog diğer bir uzmanımız tekrar televizyona çıkıp “Maramara yorulmuştur, artık bizim yaşam sürecimizde bir deprem beklememeliyiz” diyor. Ne tesadüftür ki bu açıklamanın hemen üzerine bir başka uzman “Kocaeli körfezinin çıkışında yeni bir kitle bulduk çok büyük deprem üretmeye hazır” açıklaması yapıyor. Açıklamanın ardından bir inşaat firmasının reklamı, 9.0 a kadar sayan bir sayaç ve “işte beklenen İstanbul depremi! Bizim evlerimizden alırsanız güvende olursunuz!” şeklinde…
Sevgili okuyucular gördüğünüz gibi bu soytarılıklar İstanbullularda büyük bir tedirginlik ve depresyon yaratıyor. Elbette insanlarımızın kendi yorum filtreleri kapalı olup medyada çıkan her şeye inandıkları için bu depresyon körükleniyor.
Medya bahsini son bir sözle kapamak istiyorum. Artık deprem uzmanlarımızın güvenilirliği kalmamıştır. Hepsi büyük inşaat firmalarının ve bir takım güçlerin 10,000 YTL ile satın aldıkları günümüz insanlarına dönmüştür. Eh bir sürü konut yapıldı, banka kredileri yükseldi evler elde kalmasın.
Peki İstanbul’da deprem olacak mı?
Hayır olmayacak. Çünkü İstanbul’un altından geçen bir fay hattı yok ve şehrin genel zemin yapısı sağlam olduğundan tıpkı 1999 Kocaeli depreminde olduğu gibi Marmara denizinde olacak bir depremden de etkilenmeyecek. Çok mu iddialı olduğumu düşünüyorsunuz. O zaman biraz sabredin ve okumaya devam edin. Sismoloji pozitif bir bilimdir. Yani tahminlere dayanmaz. Fayların olduğu yer bellidir, fayların uzunluğu ve senede ne kadar hareket ettikleri bellidir.

Kırılan kesit alanı ile depremin büyüklüğü arasında matematiksel bir bağlantı vardır. Örneğin KAF (Kuzey Anadolu fay hattı) yılda 2.5 cm hareket eder ve yaklaşık 100 yılda bir deprem üretir. 1999 Kocaeli depremi de 105 sene beklemiş kırılmıştır faylar 2.5 metre yani 100×2.5 santim hareket etmiştir. Kırığın uzunluğu ise 240 km olmuştur. Aynı depremden olabilmesi için 240 kilometreye ihtiyaç var. Marmara denizinin tamamı fay olsa bile bu 110 km ediyor ve biriktirebileceği enerji diğerinin yarısıdır. Bu hesabı yapmak için bilim adamı olmaya gerek yok. Biraz merak ve araştırma yeterli.
Tarihsel Depremler
Sismologlar benim yaptığım hesabı elbette biliyorlar. Olası depremin aşağı yukarı ne büyüklükte olacağını ve nereyi ne kadar etkileyeceğini bilirler. Ne zaman sorusunu yanıtlayamazlar. Bunun nedeni de, depremlerin yeni teknolojik imkanlarla ancak 25 yıldır inceleniyor ve deprem büyüklük kayıtların da sadece 100 yıldır tutuluyor olmasıdır. Bu nedenle ellerinde yeterli istatistik veri yoktur. Bu durumda tarihsel kayıtlara bakarak varsayımlarda bulunabilirler. Bu bilimsel yaklaşımın küçük bir parçasıdır bunu biz de beraber yapabiliriz.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin verdiği tarihsel depremler verisine göre Marmara depremleri şöyledir. (Sadece 1400 yılından sonrasını aldım ve burada şiddetler yıkım derecesine göre bilindiği için büyüklük olarak algılanmamalıdır.)
1462 Istanbul 9 Şiddetinde
1659 Istanbul 9 Şiddetinde
1719 Istanbul,Izmit,Karamursel 9 Şiddetinde
1752 Edirne,Havsa 9 Şiddetinde
1754 Izmit Bay,Istanbul 9 Şiddetinde
1766 Istanbul-(Tsunami) 9 Şiddetinde
1855 Bursa,Kemalpasa 9 Şiddetinde
1855 Bursa 10 Şiddetinde
1865 Midilli,Canakkale,Gelibolu 9 Şiddetinde
1875 Canakkale 9 Şiddetinde
1894 Büyükada Istanbul 10 Şiddetinde
1912 Tekirdağ 7.3 büyüklüğünde
Burada da görüldüğü gibi İstanbul tipik bir özellik gösteriyor. Genelde 100 yılda bir Kocaeli’nde büyük bir deprem onu 10-15 yıl ara ile takip eden bir Tekirdağ depremi. Yani bir doğusunda bir de batısında 2 depremle enerji açığa çıkıyor. Bu verilere bakar biz de 2010 yılından sonra her an bir Tekirdağ depremi (Malkara, Şarköy açıkları) bekleyebiliriz. Çünkü bu noktada fay olduğu biliniyor ve enerji birikmesi de malum. Ama nedense bundan en çok etkilenmesi beklenen Tekirdağ ve Çanakkale sakinleri yerine İstanbullular uyarılıyor.
Son Söz.
Sevgili okurlar her konuda olduğu gibi deprem konusunu da medyatik yaparak işin cılkını çıkarmayı başardık. Gelişmiş ülkelerde suç sayılan “halkı toplu olarak endişeye ve paniğe yönlendirme” eylemi bizde hemen her gün yapılıyor. İstanbul halkı sinir hastası olarak yaşıyor. Karşılığında bunu yapanlar cezalandırılacağı yerde para ve şöhret kazanıyorlar. Allah hepimize sabır versin.
Benzer Yazılar


24 December 2006, Sunday 15:03
Ben de ayni aynen sizin gibi düşünüyorum.Ayrıca bilimsel çalışmaların yeterli olmadığını sanıyorum
25 December 2006, Monday 11:26
Elinize Sağlık Orhan Abi
Bizim İstanbul’da metro ve Marmaray’da projelerimiz var. İdareler deprem konusunda çok sıkı davranıyorlar. Depreme göre yapılan tasarımlarda çok ciddi maliyet artışları söz konusu. Ne yazıkki yapımı tamamlanmış eski yapılarda deprem faktörü çoğunlukla göze alınmamış. Bir takım eski yapıları yıkıp yeniden yaptığımız durumlar bile söz konusu. İstanbul’da şöyle bir dolaştığınızda. Yapıların dış görünüşlerinden kolon-kiriş-döşeme bağlantıları, ebatları vs. gibi şeylere bakınca bile çok vahim bi tabloyla karşı karşıya olduğumuz direkt anlaşılıyor. Kaldı ki kullanılan beton, demir özelliklerine bakılsa kim bilir neler çıkacak?
İstanbul’da eninde sonunda bir deprem olacak bu kesin. Bu son Balıkesir depreminin bunun habercisi olduğundan korkuyorum. Çünkü çok uzun bir süredir o fayda yıkıcı bir deprem olmamış.
Allah yardımcımız olsun.
28 December 2006, Thursday 9:58
teşekkür ederim orhan bey bu konuda bize bilgi verdiğiniz için:)…
14 March 2007, Wednesday 15:11
ben googleye en son olan depremler yazdım burda en son olan depremi göstermiyorki
7 August 2007, Tuesday 11:28
merhaba çalişmalarınızla bilgilendirdiginiz için teşekkür ederim bende depremi çok yakından yaşamış biriyim bu afetin ne yazıkki hiç bir tedbiri alınmadı deprem kronolojisi içinde depremlerin birbirine benzeyenlerini astrolojik hesapla şöyle görünmektedir 1509-1754-1999 periyodu ile oldugu 1462 -1766-2011 periyoduna göre 2011 yılının deprem yılı olacagı astrolojik hesapla börünmektedir ve bu periyot depremleri incelendiginde özellikle 1766 ne kadar büyük bir tehlikenin yaklaşmakta oldugudur saygılar
7 August 2007, Tuesday 20:59
İst depremini kişisel çıkarları için kullanan birçok bilim adamı! var kuşkusuz fakat bu olacak depreminin önemini bize unutturmamalı.İstanbulda yaşayan biri olarak trafiğe kapatılmış acil durum caddelerinin kullanıldığını depremde çeşitli amaçlar için belediye tarafından yerleştirilen konteynerlerin parçalandığı dayanıksız olan birçok hastane ve okul gibi kamu binalarının gözden geçirilmediği aşikar. Bu depremin meydana getireceği zarar sadece istanbulu değil karsdan edirneye bütün ülkeyi etkileyeceği unutulmamalıdır.
5 September 2007, Wednesday 15:16
Sayın Orhan Toker,
Deprem listenizde eksik bıraktığınız önemli bir depremi eklemek gereği duydum.
1509 yılında İstanbul’da yaşanan ve 160.000 nüfusun 4.000-5.000′nin ölüp, 35.000 binadan 1.000′nin yıkıldığı ve binlerce binanın hasar gördüğü ‘Küçük Kıyamet’ adı verilen deprem.
Saygılarımla.
Ufuk beyin yorumuna ise katılmamak elde değil tüm Türkiye’nin ticaretinin bağlı olduğu İstanbul şehrinin 8 şiddetinde bir depremle harap olması hem tüm Türkiye’yi hem de her vatandaşı etkileyeceğinden, ülkemizde ki herkesi ilgilendirecektir.
6 September 2007, Thursday 8:40
Sevgili okuyucular,
Depremleri, tarihsel sıralamalarına göre dizip de bir de bunu astrolojik hesaplara dayandırarak kestirmek imkansız.
Keşke Ünal beyin dediği doğru olsaydı, hepimiz 2011 yılında Istanbul’u terkeder ve kurtulurduk
Ancak içinizi rahtlatmak için şunu söyleyebilirim. Bu gün istanbul’a en yakın fay hattı marmara denizinin 60-80km açıklarındadır. Marmara gibi küçük bir denizde dev tsunamilerin oluşması ihtimali çok düşük.
Sağlam yapılmamış, sayısı 300′ü geçmeyecek bina ve kıyı şeridine çok yakın yerleşimler hariç hiç de öyle söylenen bir riskimiz yok.
Hele hele zeminin %70′i kayalık olan Anadolu yakası ve Avrupa yakasının Bakırköy’e kadar olan kısmında 1 bina bile yıkılmayacaktır. (Geçen deprem bize sadece 70km uzaktaydı ve 7.4 şiddetinde 1dk sürdü)
Sağlam binalarda oturalım ve depremin, fırtına, yangın ve selden daha az zararlı olduğunu unutmayalım.
İyi günler
14 October 2007, Sunday 3:00
Merhabalar. Yazınızı 1 yıl kadar geç, ancak beklenen depremden önce okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Bu alandaki çalışmalarınız ve destekleriniz için teşekkür ediyoruz; sadece kafama takılan birşey var: kırılan kesit alanı ile depremin büyüklüğü arasındaki matematiksel bir bağlantıdan söz etmişsiniz; ancak gölcük depremindeki ile ardından gelen düzce depremindeki fay uzunluğunun oldukça farklı olduğunu ve büyüklüğünün(merkezüslerindeki) oldukça yakın olduğu kanısına varılmıştı. Mantık olarak hiç kuşkusuz sizin dediğiniz doğru ancak bahsettiğim olayın istisna olduğunu ya da bir depremde başka etkenlerin de rolünün büyük olduğunu düşünebilir miyiz?.. Çünkü bildiğiniz gibi fay istanbulu riskli bir mesafe ile güneyinden takip ediyor.. Teşekkür ederiz.
14 October 2007, Sunday 10:51
Sevgili Cem,
Elbette depremin büyüklüğü, uzaklığı, kesi vb. faktörlerin çoğu biribirini tutumuyor. Örneğin 1980 Mexico City depremi başkenti 330km uzaktan vurdu. Bunun sebebi tıpkı suyun leğenin kenarlarından çarpıp geri döndüğü gibi, Mexico City’nin etrafındaki sert kayalardan oluşan dağların deprem dalgalarını evire çevire şehre vurmasıydı. Tabiki şehrin zemini de bataklık olduğu için durum facia ilesonuçlandı. Ancak İstanbul için bu risk asla söz konusu değil.99 depremi sitanbulun neredeyse 40km yakınında oldu. Sonuç ortada. Zeminibozuk semtler dışında şehir hasar almadı. Bundan sonra beklenen Balıkesir ya da Tekirdağ depremleri 99 depreminden çok daha uzaktalar. Geçen depremde evine birşey olmayanlar korkmasınlar.
23 November 2007, Friday 0:51
sayın orhan toker
yazınızın başını okuduğumda tabiri caizse içime serin sular serpildi.yalnız sonuna geldiğimde dehşete düştüm.ben tekirdağda üstelik sahil şeridin de oturuyorum.Tekirdağdaki fay hattının denizin açıklarından geçtiği söyleniyor.Bu bizim için bir avantaj mı?birde olası bir deprem kaç şiddetinde olabilir, ne kadar etkileniriz?
Şimdiden teşekkür ederim
23 November 2007, Friday 9:36
Sevgili Dilek,
Öncelikle sana hatırlatmak isterim ki, ben deprem uzmanı değilim. Depremlerin ne zaman ve ne büyüklükte olacağı önceden kestirilemiyor ne yazıkki… Ancak Marmara içinden geçen fay hattının kırılmamış kısmı ne yazık ki batı bölümü. Bu fay hattının Tekirdğın biraz açığından geçtiği doğru. Ancak depremin vereceği zarar fay hattının mesafesi ile ilgisi olmadığı bir gerçek. Evin oturduğu zemin sağlamsa eve hiç birşey olmaz. Nitekim Kocaeli depreminde bir kaç metre ötesinden fay hattı geçen evlere hiç birşey olmadı. Tekirdağ’ın şehir merkezi bu tip sağlam zeminden oluşuyor. Ancak Altınova diyorsunuz herhalde, o tarafa doğru siteler hep tarlalara yapıldı. Bence bu tarlalar içine yapılan tüm siteler büyük risk altında. Eğer eviniz bu kesimlerdeyse endişelenebilirsin.
Tekrar ediyorum, ben mimarım ve zemin ile yapı arasındaki ilişkiden sonrasını bilmem mümkün değil. Ancak, üniversite okumuş olmanın verdiği gözlem ve tahmin yeteneğimle bunları söylüyorum. Depremlerin ne zaman ve ne büyüklükte olacağı önceden bilinemez. Tarihte Tekirdağ depremleri hep 7 büyüklüğünde olmuş Bildiğimiz sadece bu.
28 December 2007, Friday 9:10
mrhabalar orhan bey bende depremden korkan bir vatandaş olarak kendi çapımda bi kaç araştırma yaptım ve benim bilgilerime göre mike lee adındaki biri istanbulda 2008 de (hatta tarihlerinide vermiş) büyük bir deprem bekliyor minimum7,2 maksimum7,8-8,0 şiddetinde bu veriler bence korkunç inannırmısın ben geceleri uyuyamıyorum kombim ateş aldığında sanıyorumki depremde olacak uğultu sesi bu çok kötü. bu arada ben 1999 17 ağustos depremini yaşamadım ama 1999 da kasım ayında akşam olan 6,4 şiddetindeki depremi yaşadım ama hissetmedim evimdeydim çiçek sallanmasa anlamıyodum yani:) yorumlarınızı bekliyorum iyi günler
12 March 2008, Wednesday 21:14
bence istanbukda küçük dprem olcak zate bugun deprem oldu 10 saniye sürmüşdü buda elekteriki çok
kulandıgımız için büyük demremi bilimiyoruz onu allah bilir.
4 June 2008, Wednesday 0:04
abi ben istanbul kavacık da oturuyorum. burası için depreme dayanıklı en iyi yer diyolar. sizin her hangi bi bilginiz varmı? bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim. iyi çalışmalar
4 June 2008, Wednesday 7:58
Sevgili Ahmet,
Yazımın genel konusu zaten istanbul’un büyük bir bölümüne hiç birşey olmayacağıdır. Tehlikeli semtler, Haliç’in batısından itibaren başlıyor.
Bununla birlikte oturduğunuz evin altında, kuyu, sualtı kaynağı vb olabilir. Bu tip oluşunlar deprem yokken de zararlıdır.
3 July 2008, Thursday 16:26
deprem olmasın
3 August 2008, Sunday 21:37
merhaba orhan bey yazınız içimi rahatlattı çok teşekkürler fakat bende sevil hanımın bahsettiği yazıyı okudum ve gecelerdir uyuyamıyorum.Mike lee güneş ay ve yıldızların konumlarını kendi geliştirdiği bir hesaplama yöntemiyle deprem tahminleri yapıoyor.Özellikle iran depremi için tüm dünyayı uyarmıştı.güneş tutulmasından sonra iranda deprem beklioyorum dedi ve deprem oldu. aynı şekilde1960peru 99 marmara 2001 el salvador ve yine 2001 washington depremini önceden bilmiş bir kişi…
Şuana kadar olan bütün büyük depremleri tam tarih olmasada yaklaşık tarihleriyle tahmin etmiş ve yazısını okuyup etkilenmemek mümkün değil.
bu kişinin açıklamalarında beklenen istanbul depreminin 3 13 ağustos4 14 eylül yada 21 31 ocak 2008 tarihleri arasında beklediği yazıyor.
Bugün tarih 3 ağustos ve dediği gerçekleşirse 8 şiddetinde bir depreme istanbul nası dayanır.ben kozyatağı bostancı arasında şenesenevler kısmında oturuyorum.burası için kayalık diyorlar fakat yinede korkularımızın dinme sebebi değil.Bu konuyla ilgili düşünceleriniz nelerdir merak ediyorum.
4 August 2008, Monday 7:52
Sevgili Berfu,
Aslında Mike Lee gibi soytarıların iddialarını sitemde söz konusu bile etmem. Madem ki yazmışsınız kendi görüşümü açıklamama izin verin.
Mike Lee yaklaşık 6 ayı içeren bir zaman aralığı vermiş. & ay deprem tahmini için çok küçük bir aralıktır. Ancak Marmaranın Doğusunda gerçekleşen 1999 depreminden sonra, batıda bir depremin gerçekleşmesi zaten 10-12 yıl alacaktı. Yani Muhtemelen Tekirdağ tarafında 2009-2012 yılları arasında bir deprem olacak. Bu Mike lee gibi mideden atış değil, bilimsel bir beklentidir.
Tarihi incelediğinizde ise batı marmara depremlerinin istanbulu hemen hiç etkilemediğini sadece hissedildiğini gösterir.
Arıca deprem, 8 şiddetinde olacaksa bu Mgt olarak 6-6.5 büyüklüğüne karşılık gelir ki bu da iyidir. Benim tahminim de bu yönde.
Lütfen bilimsel olmayan gerçeklere inanmayın. Dünyada hemen her gün deprem oluyor. Bunların hiçbiri henüz önceden bilinemedi.
12 August 2008, Tuesday 22:47
Anlattıklarınız için teşekkürler..ama olmayacak diye kesin konuşmanızda dikkat çekici madem deprem uzmanı değilsiniz neden bu kadar insanın dikkatini bu konuya çekiyorsunuz bence bilgilerinizi paylaşmanız güzel fakat burayı çeşit çeşit insanlar okuyor İstanbul çok kalabalık bir şehir burayı okuyanlar arasında aman nasılsa bişey olmuyacakmış diye kaç kişi acaba alacağı önlemleri umursamaz..zaten ne açık olması gereken yollar açık ne binalar tam manası ile bakıldı nede viyadükler köprüler tam bakıma girdi.. bence herşeye hazırlıklı olmamız lazım acaba kaç kişi deprem anında ne yapması gerek biliyormu Türkiye bir deprem ülkesi her saniye biyerlerde oluyor bu ne zaman az ne zaman çok olur bilemeyiz olup olmayacak diye yazışmalar olucağına olduğu zaman neler yapılmalı diye konuşulsa daha aydınlatıcı olur gibi bence..yinede size karşı bir saygısızlık yapmak istemem çalışmalarınızda başarılar dilerim..
13 August 2008, Wednesday 8:37
@kimbilir,
Yazıyı yeterince dikkatli okumadın galiba. Olmayacak demiyorum. İstanbul depremi olmayacak diyorum. Marmaranın batısında muhtemelen Silivri’den başlayıp, Mürefte’ye kadar uzanan, 99 depremindekinden daha kısa bir fay var. Benim görüşüme göre bu fay kırılacak ve elbette İstanbul da etkilenecek. Ne kadar? 99 dakinden daha az.
5 September 2008, Friday 17:34
herkes bişiler salıyo konu hakkında burdaki linkte de Ahmet mete ışıkara nın tahmini var
11 September 2008, Thursday 20:45
ben depremde doğmuşum ve deprem olurken ben doğmuşum bence deprem olmasın