Reklam ver...

Kod zenginleri



Yazar Oruc Türker Özger
Mesleği Bilgi Teknolojileri Uzmanı
  Yazar, müzisyen
web Klik Medya
e-mail  

Yarın işe gitmeseniz ne değişir. Yerinizi bir günlüğüne doldurmak işletme için pek zor olmaz. Süre uzadıkça yokluğunuzdan doğan zafiyet artabilir. Yine de işler bir biçimde idare edilebilir. Ama bir de yapılan işle ilgi tanımları ve bütün kuralları yalnız sizin bildiğinizi düşünün. Ve hatta bu tür tanımları belirleyenin ve kuralları koyanın, koşulları oluşturanın yine siz olduğunuzu düşünün. Kendi icat ettiğiniz ve vazgeçilmez olduğunuz bu dünyada siz olmadan hayat da olmaz. 

“Yazılım evreni” böylesi dünyalar kurmanıza olanak tanır. Bilgisayarın gündelik hayata girişindeki baş döndürücü hız, yazılım sektörünün egemenliğini bütün süreçlerde perçinliyor. Bu durum diğer sektörleri yazılım ekseninde dönen uydulara dönüştürüyor. Bu olanaklar sayesinde yazılımla doğrudan ya da dolaylı uzmanlaşabilenler, çok kısa sürede azımsanmayacak kişisel servetler edinebiliyor. Sayısallaşmanın aslında çok kısa sayılabilecek tarihi, bilgi teknolojisinden birkaç senede kazanılmış yüzlerce servet öyküsüyle dolu.

Gates

William Henry Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates, Harvard Üniversitesi’nden kaydını aldırarak bilinen ilk kişisel öykünün kahramanı oldu. Çocukluk arkadaşı Paul Allen ile birlikte 1975 yılında kurduğu şirkete Microsoft adını verdi. Seattle/Washington’da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen Gates, 50 milyar doları aşan servetiyle 2006′da dünyanın en zengin kişisi.

Paul AllenPaul ile yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için, yazılım hatalarını arayıp buluyorlardı. İlk şirketleri Traf-O-Data’yı 1972′de kurdular. Bu şirket bir trafik sayım ve kontrol sistemi için programlar üreterek, kısa zamanda 20.000 dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü, ardından Harvard Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başladı.

Kişisel bilgisayarlar 70′li yılların ortasında henüz gelişimlerinin ilk aşamasında bulunuyordu. On dokuz yaşındaki Bill, Popular Electronics dergisinin Ocak 1974 sayısında MITS (Micro Instrumentation and Telemetry Systems) şirketinin Altair 8800 adını verdikleri en önemli modelinin henüz standart yazılımı olmadığını okudu. Genç adam büyük bir özgüvenle şirket yetkililerini arayarak onlara uygun bir yazılım programlama ortamı geliştirdiklerini söyledi. MITS firması genç araştırmacılardan pazarlama lisansını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi. Microsoft adlı şirket bu yüzden kuruldu.

Microsoft, mikro bilgisayarlar için yazılımı geliştirmeye adayan ilk işletmelerden biri oldu. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler, devamlı müşterileri arasında girdi. Gates 1977′de, aletlerini BASIC ile donatabilmek amacıyla, Apple, Tandy ve Commodore gibi Kişisel Bilgisayar üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca FORTRAN, COBOL ve Pascal gibi program dillerini geliştirdi. Microsoft’a yeni bir üstünlük alanı ve uluslararası pazar yolu açıldı. Gates 1979′da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirmişti.

IBM 1980′den sonra PC pazarına girip Gates’i bir DOS işletim sistemini geliştirmekle görevlendirince, hızlı yükselişleri başka bir ivme kazandı. Microsoft’un kısa zamanda tasarladığı MS-DOS, 80′li yıllarda dünya çapında 120 milyon kopyadan fazla satarak satış rekorları kırdı. Gates akıllıca bir öngörüyle haklarını saklı tutarak diğer donanım üreticilerine de aynı ürünü sattı. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok firma IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürünce, geliştirdikleri işletme sistemi bütün bilgisayarlar için standart hale geldi. Bu arada 1.000 çalışanı olan şirket, 80′li yılların ortasından sonra Avrupa’da şubeler kurdu.

Gates, işletme sistemine paralel olarak uygulama programları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. “Multiplan” Çizelge Hesap Programından sonra, 1983′te ilk kez fareyi kullanan WORD adlı metin işleme sistemini başlattı. Özellikle Word Avrupa’da çok satılırken, ABD’de Lotus 1–2–3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında, ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi.

Microsoft’un yazılım alanındaki kesin başarısı, Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için çeşitli ofis yazılımları geliştirildi. Gates şirketini 1986′da anonime çevirdi. Aradan çok geçmeden % 45 i bulan kendi payının borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi.

MS-DOS işletme sisteminin grafik bir iyileştirmesi olan Windows’un geliştirilmesi çalışmalarına Gates, 1985 yılında başladı. Windows’u 1987’de piyasaya sürdükten üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldu. Microsoft bu sistemi sürekli olarak daha ileri program elemanlarıyla genişletiyordu. Piyasanın 1993′te tartışmasız lideriydi. Bugün; borsa değeri 140 milyar doların üstünde bir şirket ve 50 milyar doları aşan kişisel servetin altında Gates imzası var, Ürettiği işletim sistemi Windows dünyadaki bilgisayarların nerdeyse yüzde 90’nında kullanılıyor.

Gates, şirketin tanınan yüzü olurken, Allen arka planda kalmayı tercih etti. Paul Allen, bugün 21 milyar dolarlık servetiyle yine okul arkadaşı arkadaşının yanı başında. Microsoft 1986 yılında halka sunuldu ve Gates 2000 yılına dek şirketin CEO’su olarak çalıştı. Bu tarihte, Gates baş yazılımcı olurken, üniversiteden arkadaşı ve şirketin ilk çalışanlarından Steve Ballmer, CEO’luk görevini üstlendi. Ballmer 11,9 milyar dolarlık birikimiyle şirketin zengin ettiği üçüncü isim.

Gates, 2008’de Microsoft’un günlük yönetim işlerinden çekilecek. Şirket CEO’su Steve Ballmer, kurumsal yapının alt düzeylerdeki yöneticileri daha fazla sorumluluk ve yetki paylaşımı getirecek şekilde yeniden düzenleneceğini her fırsatta belirtiyor: “Burada amaç Gates’siz bir Microsoft’ta kararları daha hızlı bir şekilde alabilmek. Tabii gerçekçi olmak gerekirse, Gates’in yeri doldurulamaz.”

Teknik Müdür CTO Craig Mundie ise Araştırma ve Strateji Başkanı olarak Gates ile birlikte yazılımın ikinci önemli ismi olacak. Mundie ayrıca Brad Smith ile birlikte Microsoft’un fikir telifleri ve teknoloji politikaları konusunda belirleyici olacak. Gates’in işlerinin bir bölümünü Lotus Notes’un tasarımcısı Ray Ozzie devralacak veya diğer komitelere dağıtılacak. Ray Ozzie, 2008’e kadar Gates’le birlikte yazılım mimarisiyle ilgili olarak çalışacak. Ve tek adamdan “önemli ayrıntıları” öğrenecek. Oysa Ray Ozzie, 1980’lerin başlarında VisiCalc adlı bir programı geliştirmiş ve 1983 yılında Microsoft’un rakibi Lotus Development’a girmişti. Daha sonra iş yazılımları üreten Groove Networks adlı şirketi kurdu. Gates, Groove Networks 2005’te satın aldı ve Ozzie’yi teknik işlerden sorumlu yöneticiliğe getirdi.

Jerry YangAncak işler eskisi kadar yolunda gitmiyor. Genç rakipler on dokuzluk Bill’inkine benzer icatlarla, Gates evrenini sarsıyor. Windows’un yeni sürümü “Vista” iki yıldır ertelendiği için piyasaya çıkamıyor. Batı ülkelerindeki yazılım pazarının doyuma ulaştığı söyleniyor. Microsoft, artık arama motoru ve kişiselleştirilmiş uygulamalar gibi internet hizmetleri üreticiyle çekişiyor. Ancak MSN internet portalı pazarında, Yahoo’nun önüne geçememesi ilk işaretleri verdi. MSN arama motoru da Google ile rekabet edemedi. Microsoft’un Xbox oyun konsolu da henüz Sony’nin PlayStation ürünün arkasında.

Başarı öykülerinin görkemli ikinci durağı popüler adreslerden Yahoo bugün on üç yaşında. Jerry Yang ve David Filo, Yahoo’yu ilk olarak ‘Jerry’s Guide to the World Wide Web’ adı ile kurdu. Jonathan Swift’in klasik eseri ‘Gulliver’in Gezileri’nden esinlenerek “kaba saba, gelişmemiş kişi” anlamına gelen ‘yahoo’ sözcüğünü daha sonra seçtiler.

David Filoİnternet dalgası henüz yeni başlıyor, Stanford Üniversitesi’nde elektronik mühendisliği yüksek lisansı yapan ikiliye kimse şans tanımıyordu. Netscape’in daha sonra Microsoft tarafından yok edilmesi rekabet umutlarını büsbütün kırdı. Yang ve Filo, , Nisan 1995’te yatırım şirketi Sequoia Capital’i ikna ederek, Yahoo’ya 2 milyon dolar yatırmasını sağladı. Bu parayı iyi kullanma gereği onları Silikon Vadisi şirketlerinin “en cimrisi” yaptı. Sürekli kar yapmak Felsefesini masraflardan kısarak gerçekleştirdiler. Bu uğurda çalışanların otomobillerinin yağ değişimi masraflarını üstlendiler Ofis binalarını en ucuz renkler olan mor ve sarıya boyadılar. Çalışanlarının yemeklerinden ücret aldılar. Ardından halka açılmalar geldi.

Öte yandan, Geleneksel medyanın aksine internette etkileşimli medya uygulamalarına yönelen ilk site Yahoo oldu, blog kanallarının da geliştirildi. Sitenin medya bölümünün başına ABC’nin üst düzey yöneticisi getirildi. Universal ve Warner Bros’ta uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapan Terry Semel, Yahoo’nun CEO’su oldu. Temelde arama motoru olmasına rağmen zamanla e-posta hesapları vermeye başladılar. Kullanıcıları arasında etkileşimi en üst düzeye çıkartmak için çaba harcadılar. E-mail hesabı boyutu konusunda rakiplerini solladılar. Yahoo ziyaretçi sayısı 345 milyonu bulurken, kayıtlı kullanıcı sayısı ise 165 milyonu aştı. Birçok şirketin sonu olan internet balonun patlamasının ardından toparlanan Yahoo, bugün şimdilerde 7 bin 600 kişinin çalıştığı, 50 milyar dolar pazar değerine sahip bir şirket. Yüzde 6.4 hissesini elinde tutan Filo 2.8 milyar, yüzde 4.8 hissesini tutan Yang ise 2.1 milyar dolarlık pay sahipleri. Böylece Yahoo kurucularını dolar milyarderi yaptı.

Stanford Üniversitesi’nde lisans öğrencisi Andy Bechtolsheim Unix tabanlı bir iş istasyonu tasarımı yaptı. , Stanford Üniversitesi Ağı iletişim projesi için, üniversitenin bilgisayar bilimleri bölümündeki yedek parçaları ve Silikon Vadisi’nden aldığı malzemeleri kullanıp “68000 Unix Sistemi’ni” tasarladı. Bechtolsheim ve Stanford öğrencisi diğer arkadaşları Vinod Khosla, Scott McNealy ve Berkeley’den Bill Joy Sun Microsystems şirketini 1982 Şubat’nda, kurdular. Sun Microsystems’in benimsediği sistem, Unix 7 ye dönüştürülerek, Unisoft yazılımı aracılığla tüm 68000 işlemcili makinelere yüklendi. Şirket ismi Stanford University ve Network kelimelerinin baş harflerinden oluşuyordu ve şirketin borsadaki adına da “SUNW - Sun Worldwide” biçiminde yansıdı.

Sun Unix tabanlı ağ programlaması, TCP/IP ve NFS (Network File System) kavramlarının ilk kez ortaya atan John Gilmore ve James Gosling  Sun’ın diğer başarılı kahramanları oldu. Şirket sloganı da böylece belirlendi, “Ağ Bilgisayardır”, “The Network Is The Computer”. James Gosling, Java programlama dilini geliştirerek ekibe liderlik etti. Bugün neredeyse mobil telefonların tamamında Java standardı yaygın olarak kullanılıyor.

Bechtolsheim “Granite Systems” adındaki şirketteki ortağı David Cheriton la 1998 de Google a 100 bin dolarlık yatırımda bulundu. Bugün sadece Google’daki payının yarım milyar doları aşıyor. Google’ın kurucuları Lawrence E. Page ve Sergey Brin adlı gençlerin Bechtolsheim’un “Google” için yazdığı çeki yatırabilecekleri bir hesapları bile yoktu. Ancak çok sağlam bir projeleri vardı.

Larry Page

Arama teknolojisi ve kullanıcı arabirim tasarımı Google’ı günümüzün ilk-nesil arama motorlarından farklı kılıyordu. Sadece anahtar kelime veya meta arama teknolojisi kullanmak yerine, Google en önemli sonuçları ilk getiren, gelişmiş PageRank™ teknolojisine dayanıyordu. PageRank ağ sayfalarının önemini nesnel bir ölçeğe uyarlıyor; bu 500 milyon değişken ve 2 milyar terimden oluşan bir denklemin çözülmesiyle hesaplanıyordu. PageRank ağın çok sayıda bağlantılı yapısını düzenleyici bir araç olarak kullanabiliyordu. Doğal olarak, Google, Sayfa A’dan Sayfa B’ye kurulmuş her bağlantıyı, Sayfa A’dan Sayfa B’ye bir “oy” olarak yorumlayabiliyordu. Google bir sayfanın önemini aldığı bu oylarla belirler, ayrıca oyu veren sayfayı da inceliyordu.

Google’ın karmaşık ve otomatikleştirilmiş arama yöntemleri, insan müdahalesine engel olabiliyordu. Diğer arama motorlarından farklı olarak; Google, hiç kimsenin daha yüksek listeleme yapamayacağı ve ticari amaçla sonuçları değiştiremeyeceği bir şekilde yapılandırılmıştı.

Sergey Brin

Stanford’da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, bu sağlam projeye 1998′de 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu. Bugün dünyada 5,000 civarında kişi çalıştırıyor. Şirketin GooglePlex denen merkez ofisi Kaliforniya’da bulunuyor. Sermaye ortakları, Kleiner Perkins Caufield & Byers ve Sequoia Capital’ı kapsıyor. Sergey Brin’e 12,9 ve Larry Page’ 12,8 milyar dolarlık servet kazandıran şirket ayrıca, içerik sağlayıcı firmalara özel web arama çözümleri de sunuyor.

Kod zenginleri listesi gün geçtikçe uzuyor. Tepedeki isimler şöhretlerinden zamanla yitirse de listeye şu ya da bu yolla girenlerin her biri sanal geleceğin mimarı oluyor. Elbette inşa edilecek ilk şey, geleceğin insani algısı. Bu algıda yankı bulacak izlenimler ve duygulanımlar, diğer deyişler insan duyarlılığı, kodlayıcıların zekâ yetileriyle doğrudan ilişkili. İnsan zekâsının evrenin geleceğini, ne oranda projelendirebildiğini şimdilik yaşayarak görmekten başka çaremiz yok.

Benzer Yazılar

2 Votes | Average: 5 out of 52 Votes | Average: 5 out of 52 Votes | Average: 5 out of 52 Votes | Average: 5 out of 52 Votes | Average: 5 out of 5 (2 oy, ortalama: 5)
Loading ... Loading ...

3 yorum “Kod zenginleri”

  • 1
    NOKTANo Gravatar
    16 February 2007, Friday 12:48

    süper bir yazı eline sağlık

  • 2
    Serkan ÖzantNo Gravatar
    20 February 2007, Tuesday 12:02

    Yazıda ismi geçen arkadaşlar acaba Türkiyede yaşasalardı, yazılım geliştirmek yerine Manav, oduncu veya tüpçü olurlarmıydı merak ediyorum doğrusu.. Haydi Türkiye biraz daha silkin ve kendine gel, teknoloji treni hızla uzaklaşıyor çünkü..

  • 3
    number one stanfordNo Gravatar
    27 September 2007, Thursday 2:39

    bu stanfordta bişey var her giden zengin oluyo. Balık tutmayı baya sağlam öğretiyolar anlaşılan

Yorum bırak