Reklam ver...

Ülkene ihanet kaça?



Yazar Orhan Toker
Mesleği Y. Mimar İTÜ
  Autodesk Yetkili Danışmanı
  AutoLISP, SQL, PHP, VBA ve veritabanı
  uzmanı

Sevgili arkadaşlar,

Son zamanlarda yeni trendin ülkeye ihanet olduğunu artık bilmeyeniniz kalmadı. Ülkemizin yetiştirdiği insanlar bir de bakıyorsunuz ki ülkelerine ve ülkelerinin değerlerine karşı sövüp birden gündeme oturuyorlar. Aslında gündeme oturmanın bir diğer yolu da İstanbul’da deprem tellallığı yapmak ama artık o ülkeye ihanet kadar popülerlik sağlamıyor. Kıytırık kanallarda en fazla 1 saat. Oysa öbürü öyle mi? Nobel alıyorsunuz, edebiyat ödülleri alıyorsunuz, Mozambik’in bilmem ne düşünce derneğinden özgür düşünce ödülü alıp dünya çapında tartışılır hale geliyorsunuz.

Basınımızda da kimisi bu arkadaşların yanında yer alıp pastadan yemeğe çalışıyor, kimisi de aşırı duygusal davranıp abartılı tepki gösteriyor. Şu en son Prof. Yayla olayında da benzer tepkiler gösterek özetle adamın 450,000 € bedel karşılığı ülkesinin en büyük değerine ihanet ettiği sonucuna vardık. Olayların biribiri ardına gelmesi nedeniyle, bu gün biraz Autocad’e ara verip sizlerle ülkeye ihanet konusundaki fikirlerimi paylaşmaya çalışacağım. Umarım konu dışına çıkmamı mazur görür, varsa yorumlarınızı bizlerle paylaşırsınız.

Madem gündemde Prof. Yayla var, öyleyse o konu hakkında bir kaç kelam ederek konuya giriş yapmış olayım. Prof. Yayla özgür düşünce hakkında çalışmalar yapan ve bu konudaki araştırmalarına Avrupa Birliğinden bu güne kadar 450,000€ almış bir akademisyen. Ayrıca bu 450,000€ direkt onun cebine gitmiş bunun karşılığında da Atatürk’e sövme emri almış da olmaz. Bir kere bunu böyle belirleyip, rasyonel düşünürsek sağlıklı bir sonuca varmamız kolay olur. Prof. Yayla, özgür düşünce çalışmalarında Avrupa Birliği ile içiçe çalışmış ve sürekli Avrupa’lılarla muhattap olmuştur. Eh parayı veren de Avrupalı olduğuna göre mutlaka profesörün fikirlerini yönlendirecektir. Bilim adamlarına dünya para verip, onların çalışmalarını yönlendirmeyen, denetlemeyen ve kendi bilim adamlarına sürekli hakaret eden ülke yöneticileri sanırım kendilerini sorgulamalılar. Prof. Yayla da kendini sorgulamalı. Şu anda yaşadığı özgür ülkeyi borçlu olduğu insan hakkında düşüncelerini söylemekte özgür olmak başka hakarete yönelmek başkadır. Biri çıkıp da “ben Atatürk’ün devletçilik ilkesinin bu gün için geçerliliğini kaybettiğini düşünüyorum” diyerek bu konuda bir tartışma başlatması başkadır, “Atatürk ayyaştı, Cumhuriyeti kahvedeki aylaklara teslim etti” demek başkadır. Biri bir fikir hakkında görüş bildirmek diğeri ise şahsa hakarettir. Bu yüzden Prof. Yayla onca yıllık emeğine ve bilgi birkimine yazık etmiş.

Konu başlığımıza gelecek olursak ülkemiz insanının ülkesine ve ülke değerlerine ihanet etmesi bedavadır ve her an her vatandaş ülkesine bilerek ya da bilmeyerek ihanet etme potansiyelini taşımaktadır. Çok ağır olduğunu düşünebilirsiniz ama gerçek budur.

  • İnsanlarımız mensubu olduğu dinin bir kitabı, peygamberi ve kuralları olmasına ve bu kuralları 5 yaşından itibaren ezberlemesine rağmen inanışlarını farklı şekilde yönlendirecek tarikatlara yöneliyorsa,
  • Yazdıkları kitap satılmayınca, kendilerine çeki düzen verip bir önceki kitaplarında neyi yanlış yaptıklarına bakarak aynı yanlışı tekrarlamamak yerine kolay ama pis olan yolu seçiyorlarsa,
  • Ülkesine gelen turiste, çarpık yapılaşmasıyla, trafiği ile, hırsızlığıyla, tecevüzüyle, kanunsuzluğuyla, kirliliği ile boğazına kadar batmış şehrini “nasıl buldunuz?” diye sorabiliyorsa,
  • Bilimsel araştırma yaparken, “aferim, çok iyi gidiyorsun, çalışmaların fantastik” diyen bir yabancının kendisi uzaya giderken bunu neden söyleyebileceğini akıl etmiyorsa,
  • IMF her krizden önce “aferim çok iyi gidiyorsunuz, örnek ülkesiniz” diyor ve mantar gibi çoğalan ekonomistlerimiz krizi göremiyorsa,
  • Trafikte her gün saatlerimizi ve paramızı kaybettiğimiz halde yöneticilerimizden raylı sistem yerine yol istiyorsak,
  • Her gördüğü düğmeye basmak isteyen 2 yaşındaki çocuğumuzun bilgisayarın düğmesine bastığında “benim çocuk bilgisayar kullanmayı öğrendi” gibi olmadık düşüncelere kapılarak gerçeği saptırıyorsak,
  • Zaten yapılması gereken işimiz için, araya tanıdık koymayı ya da rüşvet vermeyi övünülecek bir şey sanmaya devam ediyorsak,
  • Her yıl üniversiteye hazırlansın diye 400,000 öğrencimizi sahte rapor alarak lise son sınıfa göndermeyip, aklımıza gelebilecek her şeyi bahane ederek okulları zırt pırt tatil edip sonra da “eğitimimize ne oldu?” sorusunu soruyorsak,
  • Site yönetimlerinde bile fazladan aidat toplayıp, sahte masraflarla cepe para atarak yolsuzluk yapabiliyorsak,
  • Tabancanın iç çamaşırı gibi aksesuar olduğu dizileri 5 yaşındaki çocuklara izletip, çocuk yaşta katiller yetiştirebiliyorsak,
  • Aylık gelirimizin 10 katı kadar kredi kartı borcu yapıp da ödeyemeyince kendimize kartzede diyebiliyorsak,

kafalarımızı kuma gömmüş devekuşlarından farkımız yok demektir. Bu şartlar altında her birimiz her an ülkemize ihanet edebiliriz. Hem de bedavaya… Para ya da nobel karşılığı yapanlara helal olsun. İyi kandırıyorlar şu yabancıları :)

Benzer Yazılar

6 Votes | Average: 4.33 out of 56 Votes | Average: 4.33 out of 56 Votes | Average: 4.33 out of 56 Votes | Average: 4.33 out of 56 Votes | Average: 4.33 out of 5 (6 oy, ortalama: 4.33)
Loading ... Loading ...

2 yorum “Ülkene ihanet kaça?”

  • 1
    Faruk karaNo Gravatar
    23 November 2006, Thursday 19:24

    Anlattıklarınız bizi malesef ilgilendirmiyor.
    Bizim sorunlarımızın başında hiç bir yeteneği olmadı halde servet sahibi yaptığımız hülya avşar’ın bilmem kiminle olan aşkı, kaç kere evlendiğini bilemediğimiz seda sayan’ın ne yaptığı belli olmayan sevgilisi ve bunun gibi konular biz magazin delisi milletiz bu yüzden bunlar bizi ilgilendirmiyor.

  • 2
    Bülent ÖrünNo Gravatar
    28 November 2006, Tuesday 13:58

    Herkeze Selam.
    En önce değerli bilgilerinizi bizimle paylaştınız için çok teşekür ederim.Windows_Msn_Autocad gibi dünya ya maal olmuş programlar sayesinde birbirimizle tartışıyoruz.Bunlar Gelişmeye ayak uyduramayan karşı düşünceye inanmayan bir kurum için de olsalardı.Bilgisayar hayal olurdu.Yada 1980 çıkan Autocad 1 den fazla ilerleme olmazdı.Bilgili insan Karşı düşünce ne olursa olsun kendi içinde tartışıp.Bu kim olursa olsun elinde silahı olmadıkça saygı duyması gerekir.Artık Atatürk ve Din hakkında edebiyat yapmayalım.Hiç değilse burda yapmayalım.teşekürler

Yorum bırak