Vatansever halkıma sesleniş - Uğur Mumcu 1975
![]() |
Yazar | Orhan Toker |
| Mesleği | Y. Mimar İTÜ | |
| Autodesk Yetkili Danışmanı | ||
| AutoLISP, SQL, PHP, VBA ve veritabanı | ||
| uzmanı |
Dağ gibi , kara yağız birer delikanlıydık .
Babalarımız , sırtlarında yük taşıyarak
getirirdi aşımızı , ekmeğimizi .
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken ,
Bizler , bir mumun ışığında bitirirdik kitaplarımızı .
Kendimiz gibi yaşayan , binlerce yoksulun yüreğini ,
yüreğimizde yaşayarak katıldık , o büyük kavgaya .
Ecelsiz öldürüldük .
Dövüldük ,
sövüldük ,
vurulduk ,
asıldık .
Vurulduk ,
Ey halkım ,
Unutma bizi …
Yoksulluğun bükemediği bileklerimize ,
kahpelerce çelik kelepçeler takıldı .
İşkence hücrelerinde sabahladık
bilmem kaç kez .
İsteseydik , diplomalarımızı ,
mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık .
Çünkü bizler ;
Mimardık ,
Mühendistik ,
Hekimdik ,
Avukattık .
Eğer işbirlikçiler gibi ,
Ruhlarımızı Emperyalistlere satsaydık ,
Yazlık kışlık katlarımız , yatlarımız , atlarımız ,
lüks arabalarımız olurdu .
Ama bizim yüreğimiz , işçilerle birlikte attı .
Yaşamımızın en güzel yıllarını ,
birer taze çiçek gibi verdik topluma .
Bizleri yok etmek istediler hep .
Ve kahpece öldürüldük ,
Ey halkım ,
Unutma bizi …
Birer Fidan gibi genç kızlardık .
Hayat , şakırdayan bir şelale gibi ,
akardı gözbebeklerimizden .
Yirmi yaşında , yirmi bir yaşında , yirmi iki yaşında ,
O emperyalist uşağı , kahpe işkencecilerin ,
acımasız ellerine terk edildik .
Direndik o küçücük yüreğimizle ,
direndik o büyük
genç kızlık gururumuzla .
O kahpe emperyalist uşaklarının ,
tükürülesi suratlarına karşı
bahar çiçekleri gibi ,
taptaze inançlarımızı fırlattık
boş birer eldiven gibi .
Utanmadılar insanlıklarından ,
utanmadılar erkekliklerinden .
Çünkü onlar ne insandılar ,
ne de erkektiler .
Onlar ruhlarını emperyalistlere satmış ,
zavallı birer uşaktılar .
Hücrelere atıldık ,
inanılmaz işkenceler gördük .
Ey halkım , Unutma bizi …
Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha .
Cezaevlerine hapsedilmiş kocalarımızın
taptaze duygularına ,
birer mezar taşı gibi savrulduk .
Vicdan sustu .
Hukuk sustu .
İnsanlık sustu .
Göz göre göre ,
insafsızca öldürüldük biz .
Ey halkım , Unutma bizi …
Kanserdik .
Ölüm , her gün , bir sinsi yılan gibi ,
dolaşıyordu derilerimizde .
Uydurma davalarla kapattılar bizi hücrelere .
Hastaydık .
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki .
Bir buçuk yaşlarındaki kızlarımızı
öksüz bırakmazdık .
Önce kolumuzu , omuz başından keserek ,
yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak ,
fırlattık attık önlerine .
Sonra da otuz iki yaşında
bırakıp gittik bu dünyayı , ecelsiz .
Öldürüldük Ey halkım , Unutma bizi …
Ölümcül hastaydık .
Bağırsaklarımız düğümlenmişti .
Sözüm ona “ Hipokrat “ yemini etmiş ,
o şerefsiz ,
hekim kimlikli işkencecilerin ellerinde
öldürüldük acımaksızın .
Giresun’daki yoksul köylüler ,
bizler sizin için öldük .
Ege’deki tütün işçileri ,
bizler sizin için öldük .
Doğu’daki topraksız köylüler ,
bizler sizin için öldük .
İstanbul’daki , Ankara’daki işçiler ,
bizler sizin için öldük .
Adana’da , paramparça elleriyle ,
ak pamuk toplayan işçiler ,
bizler sizin için öldük .
Vurulduk , asıldık ,
Öldürüldük Ey halkım , Unutma bizi …
Bağımsızlık ,
Mustafa Kemal Atatürk’ ten armağandı bize .
Emperyalizmin ahtapot kollarına
teslim edilen ülkemizin
bağımsızlığı için ,
kanımızı döktük sokaklara .
Mezar taşlarımıza basa basa ,
devleti yönetenler ,
gizli emirlerle başlarımızı ezmek ,
kanlarımızı emmek istediler .
“ Amerikan üsleri kaldırılsın ” dedik ,
sokak ortasında
sorgusuz sualsiz
vurdular .
Yirmi iki yaşlarındaydık
öldürüldüğümüzde ,
Ey halkım , Unutma bizi …
Yabancı petrol şirketlerine karşı ,
devletimizi savunduk ;
komünist dediler .
Ülkemiz bağımsız değil , dedik ;
kelepçeyle geldiler üstümüze .
İstiklal Savaşı’nda emperyalizme karşı
dalgalandırdığımız bayrağımızı ,
daha da dik tutabilmekti
bütün çabamız .
Bir kez dinlemediler bizi .
Bir kez anlamak istemediler .
Vurulduk Ey halkım ,
Unutma bizi …
Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık .
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz .
Bir sevgiliden
bir mektup bile alamamıştık daha .
Bir gece sabaha karşı ,
pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla
çıkarıldık idam sehpalarına .
Herkes tanıktır ki korkmadık .
İçimiz titremedi hiç .
Mezar toprağı gibi taptaze ,
mezar taşı gibi dimdik ,
boynumuzu uzattık
yağlı kementlere .
Asıldık Ey halkım , Unutma bizi …
Bizi öldürenler ,
bizi asanlar ,
bizi sokak ortasında vuranlar ,
ağabeyimiz , babamız yaşlarındaydılar .
Onlar ,
ya bu düzenin ,
kirli çarklarına ortak olmuşlardı ,
ya da susmuşlardı ,
bütün bu olup bitenlere .
Öfkelerini
bir gün bile karşısındakilere
bağırmamış insanların ,
gözleri önünde öldürüldük .
Hukuk adına ,
Özgürlük adına ,
Demokrasi adına ,
Batı uygarlığı adına ,
Bizleri ;
bir şafak vakti ,
ipe çektiler .
Korkmadan öldük .
Ey halkım ,
Unutma bizi …
Bir gün mezarlarımızda
güller açacak .
Ey halkım , Unutma bizi …
Bir gün sesimiz ,
hepinizin
kulaklarında yankılanacak .
Ey halkım , Unutma bizi …
Özgürlüğe adanmış
bir top
çiçek gibiyiz şimdi .
Hep birlikteyiz Ey halkım ,
Unutma bizi ,
Unutma bizi ,
Unutma bizi …
Cumhuriyet Gazetesi 25.08.1975
“Sevgili arkadaşlar,
Bir zamanlar ben bu tip yazıları gördüğümde, “vay be pis komünist yine kusmuş” derdim. Maalesef, bizler de etrafında olup biteni anlayamayacak kadar apolitize edilmiş, vatanı için duyarsızlaştırılmıştık. Bizleri uyandırmak için yazılan bu yazılara inanmaz, yazanları da terörist gibi görürdük. Umarım siz bizim kuşağımıdan daha çabuk uyanırsınız. Uğur Mumcu bu yazısını o devirde asılan Deniz Gezmiş’e atfen yazmış.- Orhan TOKER”
Benzer Yazılar


(4 votes, average: 4 out of 5)
9 May 2008, Friday 8:48
Türkçemiz ata sözleri ve deyimler konusuna dünyanın en zengin dili, atalarımız böyle durumlar için “ulu sözü dinlemeyen ulur” demişler. AB’den ABD’den direktif alacağımıza atalarımızın sözlerini kulaklarımıza küpe yapsaydık şimdiye kadar hepsi kapımızda sıraya girmişti.
15 May 2008, Thursday 20:34
aynen sıze katılıyorum basarılar